Herkese Bilim Teknoloji dergimizin 18. ve 19. sayılarında Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Koordinatörü Mümin Yıldırım’ın yazıları yayımlandı. Bu makaleler “Kim Önde” başlığını taşıyordu ve tıp bilimcilerin “h” indeksleri ve atıf sayılarını değerlendiriyordu.

Bu çaba elbette saygıyı hak ediyor ancak listenin sıkıntıları var.

Yöntem olarak, bu listenin, Prof. Dr. Mehmet Doğan hocanın 2005 yılından beri düzenli olarak yayınladığı ve her geçen yıl daha da kusursuz hale getirdiği listesinin gerisinde olduğunu söylememiz gerekiyor.

Her şeyden önce Mehmet Doğan hocanın yayınladığı sıralamada SCI “h” indeksi kullanılmıştı. Bu indeks bu ve benzeri sıralamalar için daha tercih edilen bir indekstir. Mümin Yıldırım’ın listesinde ise Google Scholar “h” indeksi kullanılmış.

Google Scholar “h” indeksini kullanmak yanlış mı? Elbette değil. Mümin Yıldırım, ilk yazısında referans aldığı “Webometrics” sistemini son derece detaylı biçimde anlatıyor, bu sistem de tabii ki akademik performansın değerlendirilmesinde değerlidir.

Google Scholar diğer indekslerden farklı olarak, sadece makalelerinizi değil, kongre sunumu gibi diğer akademik faaliyetleri de dikkate alarak “h” indeksini belirliyor. Bu nedenle “Google Scholar” SCI indeksine göre her zaman daha yüksek bir “h” indeksi hesaplıyor.

Google Scholar, “kongre posterleri düzeyinde kalmış ancak yayın olamamış kimi bilimsel çalışmalara hak ettiğinden daha fazla değer yüklüyor, bilimsel değerlendirmede sadece hakemli ve SCI tabanlı dergilerde yayınlanan makalelerin yer alması gerekir”  diye eleştiriliyor.

Ancak Mümin Yıldırım’ın yazısındaki temel sorun seçtiği veri tabanı değil. Mümin Yıldırım, yazının sonunda sorumlu bir yazar olarak çalışmasındaki temel sıkıntının ne olduğunu kendi de belirtiyor aslında:“Bu çalışmada adı olmayan ama olması gerektiğine inanan akademisyenlerin Google Scholar’da adres doğrulaması yaptırarak, kayıt olması gerekmektedir.”

Yıldırım’ın açıklaması, yaptığı çalışmanın bence kabul edilemez eksikliğini ortaya koyuyor. Yani bilim insanlarımız Google Scholar’da kayıtlı değilse listede yer alamıyor. Oysaki listeye eklenmemiş hatırı sayılır sayıda bilim insanı var.O zaman böyle bir liste yapmanın gerekçesi de zayıflıyor. Eğer yaptığınız liste ülkemizdeki tüm bilim insanlarını kapsamıyor ise neden böyle bir liste hazırlayalım ki?

Listeye ilk göz gezdirdiğimde iç hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları alanında isimlerinin olmadığını hemen fark ettiğim bilim insanlarından bazılarını yazayım size… Ahmet Gül, Hasan Yazıcı, Murat Akova… Bu listeyi uzatmak çok mümkün.

Mümin Yıldırım’ın çabasına saygısızlık etmek istemediğimi daha önce de belirttim, ancak bu liste gerçek bir liste değildir. Mümin Yıldırım’ın çalışmasının yararı ise bilim insanlarının Google Scholar’da adres doğrulaması yaptırarak, kayıt olması gerektiğini ortaya koymasıdır. Bakın, günün birinde lazım oluyor işte.

Benim konuyla ilgili düşüncem, yeni listeler oluşturmak yerine Mehmet Doğan hocanın oluşturduğu listeyi esas alarak bu listenin iyileştirilmesi konusunda destek vermektir. Bu ve bunun gibi çalışmaların varlığı her şeye rağmen önemlidir. Bu çalışmalar bizim derginin “bilim kültürü yaratmak” temel misyonuyla da örtüşüyor. Öyleyse yazmaya ve konuşmaya devam etmeliyiz.

Yeri gelmişken bir konuya da dikkat çekmek isterim. “h” indeksi yüksek olmasa da tıp eğitimi, planlanması, danışman hekimlik, araştırma görevlisi eğitimi ve hasta bakımı alanında kendini kanıtlamış, önemli bilim insanlarımız var. Bir arkadaşım sormuştu; bu “h” indeksi tartışması ve sıralamalar bu bilim insanlarına haksızlık olmuyor mu?

Bilmiyorum yanıtını tam olarak ama bence “haksızlık” olmuyor…

Ayrı bir yazı konusu bu.

(Kapak İllüstrasyonu: GABRIEL SILVEIRA)

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir