COVID-19 öncesi büyük pandemiler (2): İspanyol gribi

İspanyol gribi konusunda yaptığım ilk yazının sonunda Atatürk’ün de İspanyol gribine yakalandığını yazmıştım. Devam edeyim. Sevgili dostum Turgut Gürer, yazdığı “Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas Gürer” isimli kitabında dedesi Cevat Abbas’ın ağzından şunları aktarıyor. “Atatürk, Almanya seyahati sırasında bir üşüme neticesinde böbreklerinden rahatsızlanmıştı. İstanbul’a avdetinde (dönüşü) yatacak kadar rahatsızlığı ilerledi. Birkaç gün tedaviden sonra hastalığın önüne…

Devamını oku

COVID-19 öncesi büyük pandemiler (1): İspanyol gribi

İspanyol gribi ya da nam-ı diğer H1N1 virüsünün neden olduğu pandemi insanlık tarihinin en önemli salgınlarından biriydi. Bu virüs her yıl kılık değiştirerek karşımıza çıkmaya devam ediyor. En son onun torunu yani mutasyona uğramış hali olan domuz gribi 2009 yılında büyük bir pandemiye neden olmuştu. İspanyol gribi birçok başka isimle de anılır. İspanyollar ona Fransa’dan…

Devamını oku

Radyum (Waterbury) Kızları

HBO’nun 5 bölümlük yeni dizisi Çernobil nükleer tehlikeyi yine gündemimize getirmeyi başardı. Johan Renck’in yönetmenliğini üstlendiği, HBO’nun 5 bölümlük yeni mini dizisi, insanlığın bitmek bilmez hırsını ve zavallılığını da gözler önüne seriyordu. Dizinin abartılı olduğunu söyleyenler çıktı ancak Çernobil Nükleer santralinin olduğu Pripyat şehri, günümüzde  1986 yılında terk edildiği haliyle halen orada bir korku abidesi…

Devamını oku

Ayhan Çavdar Öğretmen ve Tayanç-Prasad Sendromu

Ayhan Çavdar Okçuoğlu öğretmen ile ilk karşılaşmam 1986 yılındaydı. Ankara Tıp Fakültesinde öğrenciydim ve pediatri stajındaydık. Ayhan Öğretmenin dersinin olduğu gün bölüm çalışanlarında, asistanlarda büyük bir telaş olduğunu hatırlıyorum.   O zamanlar neden bu kadar büyük bir heyecan yaşandığını tam anlayamamış hatta anlam da verememiştim. Ders saati amfideki yerlerimizi aldık, dersin ismi “Çinko” idi. Tam…

Devamını oku

Kopenhag İzlenimleri

Geçtiğimiz hafta Kopenhag’da bir kongredeydim. Kongre az bilinen Miyelodisplastik Sendrom (MDS) isimli bir kemik iliği hastalığı ile ilişkiliydi. Bu sendrom, bir yaşlılık hastalığı ve tedavi seçenekleri de oldukça sınırlı. MDS’de yeni ilaç geliştirme konusunda ilaç sektörü yetersiz ve dolayısı ile bu hastalığa destek ve ilgileri çok az oluyor.  Oysa MDS diğer kan kanserlerinden hiç de…

Devamını oku

Dorothy Reed Mendenhall, Safiye Ali ve Kamile Şevki Mutlu

Dorothy Reed Mendenhall ismi Lenfoma ile uğraşan hekimlere çok tanıdık gelir. Çünkü Dr. Reed, Hodgkin Lenfoma tanısı için tipik olan hücreleri eş zamanlı tanımlamış iki bilim insanından biridir (Reed-Steinberg hücreleri). Ancak Dorothy Reed’i özel yapan sadece bu değildir. Reed, kadın olduğu için ailesinin karşı çıkmasına rağmen John Hopkins Tıp Fakültesi’ne girdi ve hekim oldu. Erkeklerin…

Devamını oku

Sigaranın Dumanlı Tarihi

Şöyle bir söz vardır. “Beyazlar Amerika’daki yerlilerin tümünü yok etti ama onların beyazlardan intikamı hala sürüyor”. Gerçekten de tütün insanlığa Amerikan yerlilerinin bir armağanıdır ! Dünya Sağlık Örgütü, Tütün Kullanımı ile Mücadele Türkiye Sorumlusu eski dostum Dr. Toker Ergüder’in söyledikleri bu sözü haklı çıkarıyor. “Dünya Tütün Atlasına göre geçen yıl dünyada sigaraya bağlı 6 milyon…

Devamını oku

İkinci Yılın Sonunda Gezi ‘nin Düşündürdükleri

Bugün Mayıs ayının 31. günü, vapurlara binmek, toplu taşıma araçları kullanmak yasak. Bir araya gelmek yasak. Bu tarih Gezi olaylarının 2. yılı çünkü. Bu ülkeye hükmedenlerin içlerine ilk korku kıvılcımının düştüğü gün, bu ülkenin aydınlık yüzünde umudun ağardığı gün. Çünkü; iki yıl önce bugün hiç beklemediğimiz bir anda bu ülkede hayatımız değişiverdi… Çapulcunun biri o…

Devamını oku

Melahat Öğretmenim…

Henüz ortaokulu yeni bitirmiştim. Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde yatılı öğrenciydim. Ailem uzaklardaydı ve daha henüz 12-13 yaşlarındaydım. Babam bana demişti ki; eğer Ankara’daki okula gitmezsen en çok benim kadar olursun, ama gidersen daha iyi eğitilirsin, daha fazlası olursun. Bilgi her şeydir, güçtür… Dünden razıydım, babamın sözünü dinledim ve Ankara’da yatılı öğrenci olarak Ankara Atatürk Anadolu…

Devamını oku

Hipokrat ve Hemşehrileri

İsmi Hipokrat, tıbbın babası, Anadoluluların 2500 yıl önceki hemşerisi. Hayatında hiç Atina’yı görmemiş, mesleğini Bodrum’un karşısındaki Kos adasında ve Ege’de sürdürmüş biri. Tüm dünyada, yeni mezun olan hekimler onun andıyla ilk adımlarını atarlar meslek yaşamlarına. Özgün Hipokrat Andı şöyle başlar. “Hekim Apollon, Asklepius, Higiya, Panacea üzerine ve bütün Tanrı ve Tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki,…

Devamını oku

Biber Gazı..!

16 Mart Halepçe katliamının 26. yıldönümüydü. Bu tarihte Irak’ın sabık devlet Başkanı Saddam Hüseyin, “hardal gazı” kullanarak yüzlerce insanın ölümüne neden olmuştu.   Hardal Gazı bir biyolojik silah olarak ilk kez Birinci Dünya savaşında kullanıldı. Vietnam ve İkinci Dünya Savaşı dahil izleyen bir çok savaşta da kullanılmaya devam edildi. İkinci Dünya savaşı sırasında ABD’li bilim…

Devamını oku

10 Kasım Değil 19 Mayıs Sonrası Ne Dediler?

Her yıl 10 Kasım günü Atatürk öldüğünde hakkında yazılanları konuştuk hep. Bu yıl bir değişiklik yapalım ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında İstanbul medyasında neler yazıldı onlara bir göz atalım dedim. Evet bugün 10 Kasım Gazi Mustafa kemal Atatürk’ü anmakta yarar var… Yunanlı’lar ölçüsüz ödünler istiyorlar, millicileri ezmek için ölçüsüz ödün vermek yerine daha çok…

Devamını oku

Reşit Galip

İlkokula başladığım ilk gün annem ve dedem götürmüştü beni okula. Üzerimde belimin altında sonlanan, parlak siyah renkte, boynunda beyaz yakalığı olan bir ilk okul önlüğü vardı. İlkokulumun ismi “İnönü” idi. Şimdi yerinde yeller esiyor. Kayseri’deki o eski güzelim taş bina yıkıldı, yerine çirkin, devasa bir apartman yapıldı. Öğretmenim ilk derse başlamadan önce hepimizi ayağa kaldırmış…

Devamını oku

Nobel ve Ötesi

Başbakan Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmayla Nobel Barış Ödülünü eleştirdi ve Baradey’i kastederek “Ey Nobel, sen nasıl barış ödülleri dağıtıyorsun ki bu kişiler askeri darbe yapanların yanında yer alıyor” dedi. Yıllar önce Banu Avar, Nobel Vakfı’nın Amerikan Silah Şirketleri’nin hisse senetlerine yatırım yaparak para kazandığını ve ödülleri bu parayla ödediğini ortaya koymuş ve medyanın büyük tepkisini…

Devamını oku

İki Kayıp Bir Kitap

Ölüm haberlerini peşi peşine duydum. İlk olarak Prof Dr Atilla Yalçın… Sonra E. Donall Thomas… Bu iki ölüm haberini takiben İstanbul Maltepe Mürüvvet Hanım İlkokulunda dağıtılan o talihsiz kitabı öğrendim ve onunla ilgili haberleri okudum. Prof Dr Atilla Yalçın bir kan hastalıkları profesörüydü. Ülkemizde ilk kemik iliği naklini gerçekleştiren ekibin üyesiydi. E Donall Thomas ise…

Devamını oku

Geçmiş Olmadan Gelecek Olmuyor…

Cahit Sıtkı Tarancı; “yaş otuz beş, yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün” diyor. Bizlerin o yaşı geçeli on yıldan çok olmuştu. Çoğumuz birbirini otuz yıldır hiç görmemişti. Bu otuz yıl boyunca farklı hayatlar yaşamış, farklı eğitimler almış, bir diğerinin hiç anlayamayacağı kadar farklı işler yapmıştık. Bu birbirine benzemez, birbirinden anlamaz elli kişi, otuz yıl…

Devamını oku

Amsterdam’da Üç Kişiydiler…

Amsterdam’da üç kişiydiler İki kız ve bir erkek… İlki bir biyolog idi… Ülkesinde ona öğretmedikleri emek ve bilginin değerini bu ülkede öğrenmiş, buraya sığınmıştı. Diğeri bir caz şarkıcısı, çello virtüözüydü. Kendi ülkesinde olmayan sanata saygıyı burada görmüş, ülkesinden uzakta ama özgür yaşamayı tercih etmişti. Mutlu muydular, bilmiyorum, oralara ait miydiler? Ama oradaydılar işte, orada yaşamayı…

Devamını oku

Savaşa Hayır

Ben bir hekimim…Bir insan nasıl ölür bilirim. İnsan ölürken nasıl bakar çok gördüm. Eşini, çocuğunu, annesini, babasını kaybeden biri neler hisseder, ömrüm bu insanlara tanıklık ederek geçti. Ben insan yaşamının değerini ölümlerden öğrendim. Ben bir babayım… Oğlum ona anlattığım ve hep iyilerin kazandığı masallarla büyüdü. Ama artık benim masallarıma kulak asmıyor. Şimdi 14 yaşında ve…

Devamını oku

İlhan Selçuk’un Penceresi

Yedi sekiz yıl önceydi. İlhan Selçuk’u ilk kez orada dinledim, gördüm, tanıştım. Derin bilgisine, duyarlılığına, nezaketine, alçakgönüllülüğüne hayran kaldım.  Yıldız Üniversitesinde Melih Cevdet’in anıldığı bir panele katılmıştım. Aynı gecenin akşamında, Yıldız’ın boğaza bakan muhteşem manzarası eşliğinde küçük bir grup akşam yemeği yemiştik. Bu yemekte, panelde konuşmacı olan İlhan Selçuk, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Emre Kongar, Cevat Çapan,…

Devamını oku

Önyargı, Naziler ve Sigara

Bilimde ön yargı aslında tarih boyunca hiç kaybolmadı. Bunun en ilginç örneklerinden biri Antonie Van Leeuwenhoek’un yaşadıklarıdır. Leeuwenhoek zengin bir kumaş tüccarı idi. O, kumaşların kalitesini anlamak için geliştirdiği mercekleri kullanarak tarihin ilk mikroskobunu yaratan büyük bir bilim insanıdır. Leeuwenhoek, geliştirdiği mikroskobu ile kendi spermlerinin, bazı küçük organizmaların (mikropların) hareketli olduğunu fark etmiş, dahası bunları…

Devamını oku

Hugo Chavez, Steve Jobs Ve Süreyya Tahsin Aygün…

Geçtiğimiz günlerde 1. Kök Hücre Araştırmaları Kongresi, Kocaeli Üniversitesinin desteği ile Sapanca’da yapıldı. Kongrenin açılışında daha önce birçok yerde anlattığım ve 1950-60’lı yıllarda kök hücre araştırmaları yapan Türk Bilim Adamı Süreyya Tahsin Aygün’ü tanıtan bir konuşma yaptım. Süreyya Tahsin Aygün, öğretim üyeliği döneminde bir öğrenci jürisine katılır. Geçme notu 5.0’dir ve not her iki öğretim…

Devamını oku

Sanatçılar Ve Hekimleri

Barselona’da 1999 yılında yapılan Avrupa Hematoloji Kongresi’nin galasıydı.  Dünyanın en önemli tenorlarından biri olan Jose Carreras, konserine başlamak için onlarca kan hastalıkları uzmanının doldurduğu salonun sahnesine sakat ayağını sürüyerek geldi ve “Sevgili dostum Dr. Emilio Monserrat” diye başlayan ve eski doktoru, şimdiki yakın arkadaşı ile olan dostluklarını öven kısa bir açılış konuşması yaptı. Konuşmanın sonunda salonun…

Devamını oku

Kötü Haber Vermek

-Neden yaşlı Jacob’a olmadı. On yıl önce emekli oldu. Yapacak bir işi yok. Benim yapmak istediğim çok şey var. Hasta olmaya vaktim, hatta ölmeye hakkım yok… Bu sözlerin sahibi David henüz 45 yaşında bir hukuk profesörüydü. Kronik ve ilerleyici bir kas hastalığına yakalanmıştı ve kendisine hastalığı nedeniyle en çok 18 ay yaşayabileceği söylenmişti. Her zaman…

Devamını oku

Bilim Ve Savaş

İnsanlık tarihi boyunca savaşlar, bilimsel gelişmelerin de hızlandığı dönemler olmuştur. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının keşfi de bir savaş döneminin ürünüdür. Hardal gazı (mustard gas) ilk kez birinci dünya savaşında kullanılan biyolojik bir silahtır. Son derece basit moleküler yapıya sahip bu gaz aynı zamanda  büyük bir biyolojik hasar gücüne sahiptir. Gaza maruz kalma sonucu ciltte sulu…

Devamını oku

Hekim Olmak

Gözlerini gözlerime dikti, “sizinle özel konuşmak istiyorum” dedi güçlükle. Son günlerindeydi, düzelmesi imkânsız bir kan hastalığı ile bir yıla yakın bir süre boğuşuyordu. Eşi ve çocukları onu bir dakika bile yalnız bırakmıyor, olanaksız bir iyileşme için gözlerinin içine bakıyorlardı… Yalnız bir zamanında odasına girdim, gülümsedi. Yanına oturmamı işaret etti. Vücudunun savunmasından sorumlu beyaz kan hücreleri…

Devamını oku

Rudolph Nissen’in Düşündürdükleri

Adam 69 yaşında bir fizikçiydi. Karnının üst tarafında 2-3 yıldır artan ağrı yakınması vardı. Bunlara son günlerde artan reflü yakınması da eklenmişti. Şikâyetleri onun yoğun çalışma temposu içinde çalışma ritmini yavaşlatıyor, yaşam kalitesini ve bilimsel üretkenliğini belirgin olarak düşürüyordu. Hastayı 1948 yılında dünyanın en ünlü cerrahlarından biri gördü ve ona oldukça karışık ve kendi ismi…

Devamını oku