İnsan Gözü Ofsayt Pozisyonunu Fark Edebilir Mi?

Futbol ile ilgili olarak görsel ve yazılı medyamızda en sık kullanılan sözcüklerden birinin “ofsayt” sözcüğü olduğundan kuşku duymuyorum.  Gerçekten de, futbolun en tartışılan kurallarından biri ofsayt kuralıdır. İlk kez 1866 yılında futbol oyun kurallarına eklenen bu kural, 1925 yılında bugünkü haline çok benzer bir hal almıştır. Ofsayt kuralı, aynı zamanda bir çok spor yorumcusu ve hakem…

Devamını oku

Sarımsak İyi Mi?

Sarımsak insanlık tarihi boyunca tıp alanında tedavi edici özellikleri nedeniyle kullanılagelmiş, soğanlı bitkilerden biridir. Orta Asya kökenli olan sarımsak, Mısırda, Çin’de ve izleyen süreçte Avrupa’da şifalı bir bitki olarak yıllardır kullanılmıştır. Sarımsağı Çin’den Avrupa’ya taşıyan İspanyol, Portekiz ve Fransız tüccarlardır. Sarımsak ile ilgili bilinen iddia onun kan basıncını düşürmesidir. İtiraf etmek gerekirse ben bu iddiaya…

Devamını oku

Kahvaltının Üstüne Yok!

Batılı toplumlarda yapılan istatistiklere bakarsanız yetişkin yaşta her 3 kişiden ikisi aşırı kiloludur. Bu artışın çok iyi bilinen nedenleri var. Ancak son yıllarda insanların kahvaltı etmeden kendilerini sokaklara atmalarının obezite sıklığını arttırdığı ileri sürülüyor. Amerika Birleşik Devletlerinde 1991 yılında yapılan bir çalışma her dört çocuktan birinin kahvaltı etmediğini göstermiş. Aslına bakarsanız kahvaltı yapılması veya yapılmaması…

Devamını oku

Yaşasın Çikolata

İnsanlık çikolata ve sigara ile eş zamanlı olarak tanıştı. Her ikisi de Amerika’nın keşfiyle beraber yeni kıtadan Avrupa’ya getirilen yeni tatlardı. Yakın zamana kadar çikolatanın tıpkı sigara gibi sağlığımızın düşmanlarından biri olduğu inancı yaygındı. Ancak bu inanış son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalarla tamamen değişmiştir. Son iyi haber geçtiğimiz yıl Paris’te yapılan Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresinden…

Devamını oku

Sağlık Emekçisi: Hemşireler

“Biliyor musunuz?” diye sordu. “Artık hiç umut kalmamış”. Henüz yirmili yaşlarının başındaydı. Uzun aylardan beri izlediği, bakımını yaptığı, tedavisini verdiği hastasının umutsuz bir döneme girdiğini, artık iyileşmek, dahası yaşamak için pek şansının kalmadığını öğrenmişti. Gözleri çaresizliğin izlerini taşıyordu. “Biliyorum” dedim. Evet, biliyordum. 18 yaşlarında gencecik bir çocuktu. Kemik iliği nakli olmuş ancak ölümcül hastalıktan kurtulabilmeyi…

Devamını oku

Paraben Karsinojen Mi?

Geçtiğimiz yaz aylarında Fransız “Le Monde” gazetesinde yer alan bir haber Türkiye’yi sarstı. Habere göre “Paraben” isimli kanserojen bir katkı maddesi bebek kremleri, ağrı kesiciler, ateş düşürücü ilaçlar, kozmetik ürünleri gibi onlarca tüketim maddesinde bulunuyordu. Söz konusu haberde Fransa’da Parlamentonun bu maddenin kullanımını yasaklamaya çalıştığına da vurgu yapılıyordu. Haber bir anda Türkiye’deki medyanın ilgi odağı haline geldi.…

Devamını oku

Aslan İle İnsan

Aslan yeryüzünün en yırtıcı hayvanlarından biridir. Belgesellerde görürüz, Afrika’nın uçsuz bucaksız topraklarında kahverengi-sarı, kimi zaman koyu kahve-siyaha dönen postuyla kendinden emin dolaşır. Geniş alnı, güçlü çenesi, püsküllü kuyruğu ile ait olduğu o yerde, uçsuz bucaksız vahşi topraklarda mutludur. Diğer kedilerin aksine sosyaldir, diğer aslanlar ile birlikte huzur içinde yaşar. Mutludur; çünkü ait olduğu yer orasıdır,…

Devamını oku

Bilim İnsanı Olmak

Hep düşünürüm, bilim insanlarının tek sorumluluğu bilim üretmek veya öğretmek midir? Bilim insanlarının uzman olduğu alan dışındaki dünyaya gözlerini kapatmak hakları var mıdır? Nobel ödülü sahibi büyük fizyolog Ivan Petroviç Pavlov’un, Sovyet devriminin ateşli günlerinde işe yarım saat geciken asistanını “bitirmemiz gereken bir işimiz var, devrim, deneyleri aksatma nedenimiz olamaz” diye azarladığı anlatılır. Soruyu biraz değiştireyim.…

Devamını oku

Bilgi Çağında Mıyız?

İki yıl önce yapılan Ulusal Kan Hastalıkları Kongresinde TÜBA Başkanı Sayın Prof Dr Yücel Kanpolat çok anlamlı bir konuşma yapmıştı. Sorduğu soru şuydu… Çağımız gerçekten söylendiği gibi bilgi çağı mıdır? Geçtiğimiz yıl yayımlanan ve cep telefonlarının beyin tümörü sıklığını arttırdığını söyleyen yazıyı yeniden okuduğumda Kanpolat’ın sorusunu anımsadım… Yaşadığımız çağ bilgi çağı mı? Adını bilgi çağı…

Devamını oku

Vitaminler, Antioksidanlar Ve Kapitalizm

Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde antioksidan ve vitamin kullanımında büyük bir artış izlenmektedir. Bu kullanım artışının nedeni insanların vitamin kullandıkları durumda kanserden, kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları ile birçok başka hastalıktan korunduklarına inanmalarıdır. Peki, bu inanışın bilimsel bir temeli var mı? Aslında milyonlarca dolarlık bu vitamin pazarının varlığını haklı kılacak hiçbir ikna edici bilimsel…

Devamını oku

Tatlandırıcılar Ve Kanser

İnsan tatlıya düşkündür… Tarih boyunca hep tatlının peşinde koşmuştur, tatlı yiyecekler, tatlı içecekler… Gündelik yaşamımızda bilerek ya da bilmeyerek çok sık kullandığımız tatlandırıcılar da işte bu eski tutkumuzun ürünleridir. İsteriz ki, hem tatlı yiyelim, ama tatlının zararlarından da korunalım. Tatlandırıcıların tarihi sanıldığından eskidir. İlk yapay tatlandırıcı olan sakarin, 1879 yılında keşfedilmiştir. Sakarin üretiminin tek nedeni…

Devamını oku

Hugo Chavez, Steve Jobs Ve Süreyya Tahsin Aygün…

Geçtiğimiz günlerde 1. Kök Hücre Araştırmaları Kongresi, Kocaeli Üniversitesinin desteği ile Sapanca’da yapıldı. Kongrenin açılışında daha önce birçok yerde anlattığım ve 1950-60’lı yıllarda kök hücre araştırmaları yapan Türk Bilim Adamı Süreyya Tahsin Aygün’ü tanıtan bir konuşma yaptım. Süreyya Tahsin Aygün, öğretim üyeliği döneminde bir öğrenci jürisine katılır. Geçme notu 5.0’dir ve not her iki öğretim…

Devamını oku

Savaş Sendromları

Ünlü tıp dergisi “British Medical Journal’da, 2003 yılında yayımlanan bir makale, savaşın çocuklar üzerine olan yıkıcı etkisinin çarpıcı bir özetini sunmaktaydı (Jocalyn Clark, Threat of war is affecting mental health of Iraqi children, says report. British Medical Journal. 2003;326:356). Irak’lı çocukların büyük bölümünde, korku, anksiyete ve depresyon gündelik yaşamlarını etkileyecek kadar ciddi boyutlardaydı ve gece kabusları olağandı. Irak’lı bu zavallı çocukların…

Devamını oku

İngiltere Beni İstemiyor, Ben De Artık İngiltere’yi

Ben bir İç Hastalıkları ve Kan Hastalıkları Uzmanıyım. Bu ülkenin Yüksek Öğretim Kurumu bana Doçent unvanı verdi. On bir yıl üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalıştım. Altı yıl boyunca öğretim üyeliği yaptım. Türkiye Cumhuriyetinin yeşil pasaport verdiği bir vatandaş olarak geçtiğimiz günlerde Edinbourg’da kan hastalıkları ile ilgili bir toplantıya katılabilmek için İngiltere’ye vize başvurusunda bulunmaya yeltendim.…

Devamını oku

Futbol Sadece Futbol Değildir

Futbolun büyüleyiciliği sadece hoşça vakit geçirmemizi sağlamasından değildir kuşkusuz.  Onun büyüsü; kazanma dürtüsü, kazanmak için gerekli birlik ruhu, planlama, dayanışma, performans, doğru taktik, destek, motivasyon ve elbette şans gibi insanı ve insan ilişkilerini belirleyen bir çok değerin daha doğru bir ifade ile yaşamın küçük bir kopyası olmasında saklıdır.  Bunun da ötesinde bu yaşam provasına katılmak isteyen herkese…

Devamını oku

Brokoli Mucizesi Ve Bilimsel Olan İle Olmayanın Farkı

Sağlığın giderek daha çok alınıp satılır bir ürün gibi görünmesinin de etkisiyle klasik tıbbın sınırları son yıllarda çok zorlanmaya başladı. Hekimlik mesleğinin karışanı, görüşeni çok arttı. Hastalarımdan sık duyduğum sözlerden biridir. “Ama bu ürünlerin tümü doğal” uBu sözle anlatılmak istenen şudur. “Siz hekimler, hastalarınıza doğal olmayan, laboratuarlarda üretilmiş, sentetik ilaçlar öneriyorsunuz. Bizi doğallığımızdan uzaklaştırıyorsunuz, oysa…

Devamını oku

Umut Taciri, Gorter

Umut tacirliğinin Almanya’dan Türkiye’ye uzanan basın gezisinin ardındaki çarpıcı gerçekler.* ASLI ORTAKMAÇ Bilimsel gerçekler bir yana, kanser tedavileriyle ilgili gelişmelerin önemini aslında hastalardan önce halkla ilişkiler şirketleri belirler. İşte bir strateji örneği: Kanser tedavisinde çığır açan yeni bir aşının geliştirildiği müjdesiyle öncelikle ana akım medyadan bir televizyoncu ve gazeteci aranır. Haberin, ülkede ilk kez onlarla…

Devamını oku

Güç Ve Cahillik Üzerine

“Cahil bir toplum özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse bile hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil bir toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen bir adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır.” Nietzsche söylemiş bu sözü. İlk okuduğumda hiç hoşlanmadım. Bu sözlerin doğruluğuna inanmadığım için değil, ancak “seçmek” yerine ne koymak…

Devamını oku

Tenk Yu

Bir hekim arkadaşımdan dinlemiştim.Ülkemizde yabancı dil ile tıp eğitiminin başladığı yıllardan kalan bir öykü. Öğretim üyeleri, asistanlar ve öğrencilerin büyük bir hevesle İngilizce tıp eğitimi yapmaya çalıştığı yıllardan. O dönemlerde İngilizce eğitim isteklendirmesi öylesine yüksekmiş ki, hekimler hasta başında bile İngilizce konuşur, tartışır olmuşlar. Bir gün böyle hasta değerlendirmelerinden birinde profesörler, doçentler, araştırma görevlileri, öğrenciler…

Devamını oku

“Bon Pour Le Orient”

Bu söz 1960’lara kadar Batıda üniversite eğitimi görmüş doğulu öğrencilerin diplomalarında yer alırdı. Anlamı çok açıktır… “Doğu için iyidir” ya da “doğu için yeterli”… Yani tam tercüme olmasa da asıl anlamı şudur. “Ohoo, doğu için yeter de artar bile, ama Batı ülkelerinde hiçbir anlama gelmez”. Bu ünlü söz, Prof Dr Ahmet Rasim Küçükusta’nın web sayfasına…

Devamını oku

Ön Yargı Ve Cehalet

Telefonda benimle son derece sinirli bir ses tonuyla konuşuyordu…-Ben bir gazeteciyim… -Buyurun, sizi dinliyorum… -Henüz 18 yaşında, cezaevinden getirdiler, akut lösemi yani kan kanseri tanısı var. Onu dört duvar arasına tıktılar… Sizden uzman görüşü istiyorum… -Lösemi hastalarını izole odalarda tedavi etmek gereklidir… -Dışarı bile çıkmasına izin vermiyorlar… -Lösemi hastalarında infeksiyon ve kanama riski yüksek olduğundan…

Devamını oku

Sanatçılar Ve Hekimleri

Barselona’da 1999 yılında yapılan Avrupa Hematoloji Kongresi’nin galasıydı.  Dünyanın en önemli tenorlarından biri olan Jose Carreras, konserine başlamak için onlarca kan hastalıkları uzmanının doldurduğu salonun sahnesine sakat ayağını sürüyerek geldi ve “Sevgili dostum Dr. Emilio Monserrat” diye başlayan ve eski doktoru, şimdiki yakın arkadaşı ile olan dostluklarını öven kısa bir açılış konuşması yaptı. Konuşmanın sonunda salonun…

Devamını oku

Kötü Haber Vermek

-Neden yaşlı Jacob’a olmadı. On yıl önce emekli oldu. Yapacak bir işi yok. Benim yapmak istediğim çok şey var. Hasta olmaya vaktim, hatta ölmeye hakkım yok… Bu sözlerin sahibi David henüz 45 yaşında bir hukuk profesörüydü. Kronik ve ilerleyici bir kas hastalığına yakalanmıştı ve kendisine hastalığı nedeniyle en çok 18 ay yaşayabileceği söylenmişti. Her zaman…

Devamını oku

Nejat Biyediç Ve Düşündürdükleri

Onu yaklaşık 5 yıl önce tanıdım. Poliklinikte sessizce muayene sırasının gelmesini bekliyordu. Çok uygar biriydi, adam gibi adamdı… Genç yaşta “Miyelodisplastik Sendrom” tanısı almıştı. Hastalığını ve olabilecekleri ona anlattığımda son derece soğukkanlı bir biçimde dinlemiş, hiçbir aşırı tepki göstermemiş ve umudunu hiç yitirmemişti. Yürekli adamdı. Kemik iliği nakli olduktan kısa bir süre sonra Eskişehirspor’u çalıştırmış…

Devamını oku

Bilim Ve Savaş

İnsanlık tarihi boyunca savaşlar, bilimsel gelişmelerin de hızlandığı dönemler olmuştur. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının keşfi de bir savaş döneminin ürünüdür. Hardal gazı (mustard gas) ilk kez birinci dünya savaşında kullanılan biyolojik bir silahtır. Son derece basit moleküler yapıya sahip bu gaz aynı zamanda  büyük bir biyolojik hasar gücüne sahiptir. Gaza maruz kalma sonucu ciltte sulu…

Devamını oku

Hekim Olmak

Gözlerini gözlerime dikti, “sizinle özel konuşmak istiyorum” dedi güçlükle. Son günlerindeydi, düzelmesi imkânsız bir kan hastalığı ile bir yıla yakın bir süre boğuşuyordu. Eşi ve çocukları onu bir dakika bile yalnız bırakmıyor, olanaksız bir iyileşme için gözlerinin içine bakıyorlardı… Yalnız bir zamanında odasına girdim, gülümsedi. Yanına oturmamı işaret etti. Vücudunun savunmasından sorumlu beyaz kan hücreleri…

Devamını oku

Yaşam Bir Turnusol Kağıdıdır

Kimi anlar vardır, gözünüzün önünden perde kalkar, yaşama dair göremediğiniz, anlayamadığınız, çözemediğiniz bilinmezler apaçık dökülüverir ortaya. Kendinize şaşarsınız. Nasıl fark edemediğinize kızarsınız.Ya da biliyorsunuzdur aslında ama aklınıza getirmek istemiyorsunuzdur. Deprem olacağını bildiğiniz bir şehirde yaşamaya çalışmak gibi… Ama gerçek size aldırmaz, bir gün, bir an gelir gerçekle yüzleşmekten kaçamazsınız. Bir gün büyük deprem olur mesela,…

Devamını oku

Rudolph Nissen’in Düşündürdükleri

Adam 69 yaşında bir fizikçiydi. Karnının üst tarafında 2-3 yıldır artan ağrı yakınması vardı. Bunlara son günlerde artan reflü yakınması da eklenmişti. Şikâyetleri onun yoğun çalışma temposu içinde çalışma ritmini yavaşlatıyor, yaşam kalitesini ve bilimsel üretkenliğini belirgin olarak düşürüyordu. Hastayı 1948 yılında dünyanın en ünlü cerrahlarından biri gördü ve ona oldukça karışık ve kendi ismi…

Devamını oku

Baba Olmak

Oğlumla ilk göz göze geldiğimde tüm yaşamım değişti. Henüz bir kaç gün olmuştu dünyaya geleli. Beni görüyor muydu bilmiyorum, öylecene dikmiş gözlerini gözlerime, bana bakıyordu. Gözlerimi kaçırdığımı, şaşırdığımı, biraz utandığımı hatırlıyorum.  Büyülü bir andı ve o ilk bakış, hayatımı “ondan önce” ve “ondan sonra” diye ikiye ayırdı. Ben bir hekim çocuğuyum, çocukluğum hastaneden yorgun argın eve…

Devamını oku

Linç Kültürü Ve Kitle Psikolojisi

Beni tanıyanlar bilir, ben koyu bir Galatasaray taraftarıyım. Ali Sami Yen stadyumu beni, ben Ali Sami Yen Stadyumunu iyi bilirim. 1999 yılında Ümit Davala, Milan’a o penaltı golünü attığında sevinçten tribünde iki sıra öne uçmuş biriyim. Galatasaray Arsenal’i yenip UEFA kupasını alırken, dünyanın diğer ucunda maçı Endonezyalılarla birlikte izlemiş ve maçın ertesi günü hematoloji konusundaki bilimsel…

Devamını oku