İki Kayıp Bir Kitap

Ölüm haberlerini peşi peşine duydum. İlk olarak Prof Dr Atilla Yalçın… Sonra E. Donall Thomas… Bu iki ölüm haberini takiben İstanbul Maltepe Mürüvvet Hanım İlkokulunda dağıtılan o talihsiz kitabı öğrendim ve onunla ilgili haberleri okudum. Prof Dr Atilla Yalçın bir kan hastalıkları profesörüydü. Ülkemizde ilk kemik iliği naklini gerçekleştiren ekibin üyesiydi. E Donall Thomas ise…

Devamını oku

Geçmiş Olmadan Gelecek Olmuyor…

Cahit Sıtkı Tarancı; “yaş otuz beş, yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün” diyor. Bizlerin o yaşı geçeli on yıldan çok olmuştu. Çoğumuz birbirini otuz yıldır hiç görmemişti. Bu otuz yıl boyunca farklı hayatlar yaşamış, farklı eğitimler almış, bir diğerinin hiç anlayamayacağı kadar farklı işler yapmıştık. Bu birbirine benzemez, birbirinden anlamaz elli kişi, otuz yıl…

Devamını oku

Atları Da Vururlar

Filmin adı tam olarak şu: They shoot horses, dont they? Ülkemizde “Atları da vururlar” ismiyle biliniyor. Başrolünü Jane Fonda’nın oynadığı bu 1969 yapımı Sydney Pollack filmi, 1929 yılında Amerika’da yaşanan büyük ekonomik kriz sırasında düzenlenen bir dans yarışmasını anlatıyor. Yarışmaya katılanlar, pistte hiç dinlenmeden en uzun süre kalarak 1500 dolarlık büyük ödülü kazanmaya çalışıyor. Film…

Devamını oku

Saklanmak, Gözetmek ve Gerçek…

Bizim yaşam biçimimiz saklanmak, gizlenmek ve gözetlemek üzerine kuruludur. Hastalıklarımızı saklarız mesela, duyurmayız kimselere. Sevdiklerimizden hastalıklarını saklarız, bilmezlerse daha mutlu olacaklar sanırız. Türkiye’nin “imajı” der, gerçeklerimizi eloğlundan gizlemeyi hüner sayarız. Gerçek evimizi saklar, el değmemiş, kullanmadığımız misafir odalarında ağırlarız gelenleri. Bahşişi bile garsonlara saklayarak veririz. Sahte sevişiriz, bırakamayız kendimizi hissettiğimiz duyguların seline. Aşklarımızı gizleriz özenle,…

Devamını oku

Kahve İyidir!

Kahve denince insanın aklına keyif geliyor… Kahve sadece bir tat değil, aynı zamanda sohbet, dostluk, arkadaşlık demek… Ama ne yazık ki, her keyifli şey gibi sağlığa zararlı olarak algılandı hep. Hatta kahvenin pankreas kanserine neden olduğu bile ileri sürüldü. Yapılan bazı çalışmalar, pankreas kanseri sıklığı ile kahve kullanımı arasında paralellik olduğunu istatistiksel olarak gösterdi ve kahve…

Devamını oku

Aşk Gerçekten Var!

Sıcak bir yaz akşamıydı. Yürük saz semaisi çalıyordu, notalar dans ediyordu gecenin karanlığında. Ve yıldızlar yağıyordu üstüne. İnanmadınız değil mi? Ne notalar dans eder geceleri, ne de yıldızlar yağabilir bir insanın üstüne. Ama yanılıyorsunuz. Bu söylediklerim doğru, bu anlattığımın tümü gerçek. Çünkü “aşk” gerçek… Bilim adamları aşkı karmaşık bir sinirbilimsel görüngü (fenomen) olarak kabul ediyorlar.…

Devamını oku

Amsterdam’da Üç Kişiydiler…

Amsterdam’da üç kişiydiler İki kız ve bir erkek… İlki bir biyolog idi… Ülkesinde ona öğretmedikleri emek ve bilginin değerini bu ülkede öğrenmiş, buraya sığınmıştı. Diğeri bir caz şarkıcısı, çello virtüözüydü. Kendi ülkesinde olmayan sanata saygıyı burada görmüş, ülkesinden uzakta ama özgür yaşamayı tercih etmişti. Mutlu muydular, bilmiyorum, oralara ait miydiler? Ama oradaydılar işte, orada yaşamayı…

Devamını oku

Savaşa Hayır

Ben bir hekimim…Bir insan nasıl ölür bilirim. İnsan ölürken nasıl bakar çok gördüm. Eşini, çocuğunu, annesini, babasını kaybeden biri neler hisseder, ömrüm bu insanlara tanıklık ederek geçti. Ben insan yaşamının değerini ölümlerden öğrendim. Ben bir babayım… Oğlum ona anlattığım ve hep iyilerin kazandığı masallarla büyüdü. Ama artık benim masallarıma kulak asmıyor. Şimdi 14 yaşında ve…

Devamını oku

İlhan Selçuk’un Penceresi

Yedi sekiz yıl önceydi. İlhan Selçuk’u ilk kez orada dinledim, gördüm, tanıştım. Derin bilgisine, duyarlılığına, nezaketine, alçakgönüllülüğüne hayran kaldım.  Yıldız Üniversitesinde Melih Cevdet’in anıldığı bir panele katılmıştım. Aynı gecenin akşamında, Yıldız’ın boğaza bakan muhteşem manzarası eşliğinde küçük bir grup akşam yemeği yemiştik. Bu yemekte, panelde konuşmacı olan İlhan Selçuk, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Emre Kongar, Cevat Çapan,…

Devamını oku

Dukan Mı Dedin, Hadi Canım Sen De!

Diyet konusunda dünyanın en popüler hekimlerinden biri olan Dr Pierre Dukan’ın lisansı iptal edildi. Öyle sanıldığı gibi diyetinin sağlığa aykırı filan olmasıyla ilgili değildi bu karar. Pierre Dukan, geçtiğimiz günlerde 17 yaşına ulaşan okul çağındaki gençlerin yaş ve boylarına göre uygun kiloda olup olmadığının belirlenmesini, vücut kitle indeksi normal olanlara fazladan not verilmesini önermişti. Bu…

Devamını oku

Taliban Sendromu

Dr. Arslan’ın öldürülmesinden sonra çok konuşuldu ve ben de öyle yazdım… Hekimlerin kamuoyunda paragöz bir meslek grubu olarak tanıtılmasının sağlık çalışanlarına karşı yaygınlaşan şiddetin artmasında rolü var… Acaba tek başına bu saptama yaşananları ne kadar açıklıyor? Bu iş sadece sosyal statü ve ekonomik nedenlerle ilişkili midir? Eğer öyle olsaydı, bu ülkedeki kimi futbolcular, şarkıcılar, iş…

Devamını oku

El Yıkamak İyidir

Doktor Ignaz Philipp Semmelweis, yaklaşık 150 yıl önce  Viyana’da çalıştığı hastanede ebelerin yaptırdığı doğumlarda anne ölüm oranlarının doktor veya tıp öğrencileri tarafından yapılan doğumlara göre çok daha düşük olduğunu fark etti. Semmelweis, yüksek anne ölüm oranını, doktorların  otopsi sonrası  ellerini yıkamadan  doğumlara girmesine bağladı. Bu saptamayı takiben kendi kliniğinde  uyguladığı sıkı bir el yıkama kampanyası sonrası anne ölüm oranı üç…

Devamını oku

Putlaştırılan Cahillik

“Yeri gelse yine aynı şeyi yaparım”… Bu sözler Özdal Üçer’e ait… Özdal Üçer, BDP Milletvekili… BDP’nin meclise verdiği “şiddetin önlenmesi” ile ilişkili önergede imzası olan milletvekillerinden biri… Yani Özdal Üçer, şiddete karşı bir milletvekili… Şiddet karşıtı bu milletvekilinin Van Bölge Hastanesinde yaptıklarını Başhekim vekili Vural Polat yazılı bir açıklama ile kamuoyuna iletti. “Özdal Üçer, hastanemiz…

Devamını oku

Tıp Kongreleri

Yıllar önce bir Fransız tıp adamından işitmiştim. “Siz” demişti, “ne kadar zengin bir ülkesiniz, kongre yaptığınız oteller, ikramlarınız, kongrelerin sosyal programları ne kadar zengin. Biz Fransa’da şehre uzak sıradan bir otelde yaparız kongreleri, sosyal program filan da pek olmaz”. Hakkımızda söyledikleri elbette övgü sayılmamalıydı. Kongrenin bilimsel içeriğinden hiç söz etmemişti mesela. Bir gerçeği kabul edelim.…

Devamını oku

Güleryüzlü Tıp

Modern doktorun hastalığı teşhis etmede attığı ilk adım, aslında hiç de yüksek teknoloji gerektirmeyen hastayla konuşmak ile yani hastadan öykü almakla başlar. Bu gerçek, Gallen’den, Hipokrat’dan beri hep böyle olagelmiştir. Teknolojide ve tıpta gerçekleşen baş döndürücü ve heyecan verici gelişmelere karşın hekim hasta ilişkisinde yine de temel iletişim biçimi Hipokrat döneminde olduğundan hiç de farklı değildir.…

Devamını oku

Önyargı, Naziler ve Sigara

Bilimde ön yargı aslında tarih boyunca hiç kaybolmadı. Bunun en ilginç örneklerinden biri Antonie Van Leeuwenhoek’un yaşadıklarıdır. Leeuwenhoek zengin bir kumaş tüccarı idi. O, kumaşların kalitesini anlamak için geliştirdiği mercekleri kullanarak tarihin ilk mikroskobunu yaratan büyük bir bilim insanıdır. Leeuwenhoek, geliştirdiği mikroskobu ile kendi spermlerinin, bazı küçük organizmaların (mikropların) hareketli olduğunu fark etmiş, dahası bunları…

Devamını oku

14 Mart Tıp Bayramı Sıradan Bir Bayram Değildir

14 Martta, Tıp Bayramının doksan üçüncüsü kutlandı. Bu yıl kutlamalar sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar nedeniyle buruk ve sönük geçti. Ama 14 Mart’ın tarihine bakarsanız görürsünüz ki, her koşulda çok büyük bir coşkuyla kutlanması gereken bir gündür bu gün. Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendinin Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’yi açtığı tarih 14 Mart 1827’dir. II Mahmut dönemine denk…

Devamını oku

Tıp Bayramınız Kutlu Olsun

Ülkemizin en önemli göğüs cerrahlarında olan Prof Dr Göksel Kalaycı, Dr Seyfi Alper Toker’e şunları söylüyordu. “Ameliyatında istenmeyen bir durum ortaya çıkarsa başımıza kötü şeyler gelir. Tatsız şeyler yaşayabiliriz”. Kalaycı’nın sözünü ettiği hasta Dr Kalaycı’ya şunları söylemişti. “Ben ölürsem, ölüm ilanımız aynı günde çıkacak”.   Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı, 11 Kasım 2005 tarihinde yıllarca çalıştığı İstanbul…

Devamını oku

Morfin

Morfin, sessiz sedasız iki yüzüncü yılını devirdi, 210 yaşına doğru ilerliyor. Bu yaşlı ilaç, tıbbın en popüler etken maddelerinden biridir ve ana maddesi olan afyon, yaklaşık 6000 yıldır kullanılmaktadır. Morfinin modern tıpta uygulanmaya başlaması Alman bilim adamı Friedrich Wilhelm Sertürner sayesindedir. O, 1885 yılında morfini opiumdan (ham afyon) izole etmiş ve bulgularını “Afyon Analizi” isimli bir çalışma ile…

Devamını oku

İnsan Gözü Ofsayt Pozisyonunu Fark Edebilir Mi?

Futbol ile ilgili olarak görsel ve yazılı medyamızda en sık kullanılan sözcüklerden birinin “ofsayt” sözcüğü olduğundan kuşku duymuyorum.  Gerçekten de, futbolun en tartışılan kurallarından biri ofsayt kuralıdır. İlk kez 1866 yılında futbol oyun kurallarına eklenen bu kural, 1925 yılında bugünkü haline çok benzer bir hal almıştır. Ofsayt kuralı, aynı zamanda bir çok spor yorumcusu ve hakem…

Devamını oku

Sarımsak İyi Mi?

Sarımsak insanlık tarihi boyunca tıp alanında tedavi edici özellikleri nedeniyle kullanılagelmiş, soğanlı bitkilerden biridir. Orta Asya kökenli olan sarımsak, Mısırda, Çin’de ve izleyen süreçte Avrupa’da şifalı bir bitki olarak yıllardır kullanılmıştır. Sarımsağı Çin’den Avrupa’ya taşıyan İspanyol, Portekiz ve Fransız tüccarlardır. Sarımsak ile ilgili bilinen iddia onun kan basıncını düşürmesidir. İtiraf etmek gerekirse ben bu iddiaya…

Devamını oku

Kahvaltının Üstüne Yok!

Batılı toplumlarda yapılan istatistiklere bakarsanız yetişkin yaşta her 3 kişiden ikisi aşırı kiloludur. Bu artışın çok iyi bilinen nedenleri var. Ancak son yıllarda insanların kahvaltı etmeden kendilerini sokaklara atmalarının obezite sıklığını arttırdığı ileri sürülüyor. Amerika Birleşik Devletlerinde 1991 yılında yapılan bir çalışma her dört çocuktan birinin kahvaltı etmediğini göstermiş. Aslına bakarsanız kahvaltı yapılması veya yapılmaması…

Devamını oku

Yaşasın Çikolata

İnsanlık çikolata ve sigara ile eş zamanlı olarak tanıştı. Her ikisi de Amerika’nın keşfiyle beraber yeni kıtadan Avrupa’ya getirilen yeni tatlardı. Yakın zamana kadar çikolatanın tıpkı sigara gibi sağlığımızın düşmanlarından biri olduğu inancı yaygındı. Ancak bu inanış son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalarla tamamen değişmiştir. Son iyi haber geçtiğimiz yıl Paris’te yapılan Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresinden…

Devamını oku

Sağlık Emekçisi: Hemşireler

“Biliyor musunuz?” diye sordu. “Artık hiç umut kalmamış”. Henüz yirmili yaşlarının başındaydı. Uzun aylardan beri izlediği, bakımını yaptığı, tedavisini verdiği hastasının umutsuz bir döneme girdiğini, artık iyileşmek, dahası yaşamak için pek şansının kalmadığını öğrenmişti. Gözleri çaresizliğin izlerini taşıyordu. “Biliyorum” dedim. Evet, biliyordum. 18 yaşlarında gencecik bir çocuktu. Kemik iliği nakli olmuş ancak ölümcül hastalıktan kurtulabilmeyi…

Devamını oku

Paraben Karsinojen Mi?

Geçtiğimiz yaz aylarında Fransız “Le Monde” gazetesinde yer alan bir haber Türkiye’yi sarstı. Habere göre “Paraben” isimli kanserojen bir katkı maddesi bebek kremleri, ağrı kesiciler, ateş düşürücü ilaçlar, kozmetik ürünleri gibi onlarca tüketim maddesinde bulunuyordu. Söz konusu haberde Fransa’da Parlamentonun bu maddenin kullanımını yasaklamaya çalıştığına da vurgu yapılıyordu. Haber bir anda Türkiye’deki medyanın ilgi odağı haline geldi.…

Devamını oku

Aslan İle İnsan

Aslan yeryüzünün en yırtıcı hayvanlarından biridir. Belgesellerde görürüz, Afrika’nın uçsuz bucaksız topraklarında kahverengi-sarı, kimi zaman koyu kahve-siyaha dönen postuyla kendinden emin dolaşır. Geniş alnı, güçlü çenesi, püsküllü kuyruğu ile ait olduğu o yerde, uçsuz bucaksız vahşi topraklarda mutludur. Diğer kedilerin aksine sosyaldir, diğer aslanlar ile birlikte huzur içinde yaşar. Mutludur; çünkü ait olduğu yer orasıdır,…

Devamını oku

Bilim İnsanı Olmak

Hep düşünürüm, bilim insanlarının tek sorumluluğu bilim üretmek veya öğretmek midir? Bilim insanlarının uzman olduğu alan dışındaki dünyaya gözlerini kapatmak hakları var mıdır? Nobel ödülü sahibi büyük fizyolog Ivan Petroviç Pavlov’un, Sovyet devriminin ateşli günlerinde işe yarım saat geciken asistanını “bitirmemiz gereken bir işimiz var, devrim, deneyleri aksatma nedenimiz olamaz” diye azarladığı anlatılır. Soruyu biraz değiştireyim.…

Devamını oku

Bilgi Çağında Mıyız?

İki yıl önce yapılan Ulusal Kan Hastalıkları Kongresinde TÜBA Başkanı Sayın Prof Dr Yücel Kanpolat çok anlamlı bir konuşma yapmıştı. Sorduğu soru şuydu… Çağımız gerçekten söylendiği gibi bilgi çağı mıdır? Geçtiğimiz yıl yayımlanan ve cep telefonlarının beyin tümörü sıklığını arttırdığını söyleyen yazıyı yeniden okuduğumda Kanpolat’ın sorusunu anımsadım… Yaşadığımız çağ bilgi çağı mı? Adını bilgi çağı…

Devamını oku

Vitaminler, Antioksidanlar Ve Kapitalizm

Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde antioksidan ve vitamin kullanımında büyük bir artış izlenmektedir. Bu kullanım artışının nedeni insanların vitamin kullandıkları durumda kanserden, kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları ile birçok başka hastalıktan korunduklarına inanmalarıdır. Peki, bu inanışın bilimsel bir temeli var mı? Aslında milyonlarca dolarlık bu vitamin pazarının varlığını haklı kılacak hiçbir ikna edici bilimsel…

Devamını oku

Tatlandırıcılar Ve Kanser

İnsan tatlıya düşkündür… Tarih boyunca hep tatlının peşinde koşmuştur, tatlı yiyecekler, tatlı içecekler… Gündelik yaşamımızda bilerek ya da bilmeyerek çok sık kullandığımız tatlandırıcılar da işte bu eski tutkumuzun ürünleridir. İsteriz ki, hem tatlı yiyelim, ama tatlının zararlarından da korunalım. Tatlandırıcıların tarihi sanıldığından eskidir. İlk yapay tatlandırıcı olan sakarin, 1879 yılında keşfedilmiştir. Sakarin üretiminin tek nedeni…

Devamını oku