Gezi’de Hekim Olmak

Varsayın yolda yürüyorsunuz, ve yerde yatan bir kişi gördünüz. Varsayın ki bu kişi, mesela epilepsi nöbeti geçiriyor. Varsayın ki, siz de mesela bir bankacısınız. Ne yapardınız? Ne bileyim, belki çevrenizde bir doktor bulmaya çalışırdınız, etraftakilerden yardım isterdiniz, aklınızda kalan “ilk yardım” yöntemlerini uygulardınız veya hemen onu otomobilinize alırdınız ve en yakın hastaneye ulaştırmaya çalışırdınız. Hiç…

Devamını oku

Hastanın Kendisinden Çok Çevresine Zarar Veren Bir Hastalık, Narsisizm…

Benmerkezcilik günümüzde oldukça yaygın bir durum. Bu yaygınlığı, artık normal bir karakter yapısı olarak kabul edilebilmesine neden oluyor. Ama, benmetrezciliğin bir de hastalık boyutuna ulaşan bir ucu var ki buna “Narsizm” deniyor… Benmerkezcilik, ister görsel, ister bilişsel, ister duygusal olsun, “empati” nin, yani başkasını anlayabilmenin ve kendine başkasının gözünden bakabilmenin tam karşıtı bir sözcük. Kendinden…

Devamını oku

Halkız Biz

Herkes, herkes ayakta hocam Türkiye’de… Sevincimden ağlıyorum… Bir yumruk geldi boğazıma, tıkandı… genç olmayı, tek olmayı istiyorum… Toma’ların üzerine yürümek istiyorum tek başıma… Önlenemez hale geldi direniş… Kayseri, Hatay, Gaziantep, Ankara, İzmir, Bursa, Koşuyolu, Kadıköy, Nişantaşı, Taksim… Herkes ayakta… Polis kalmadı karakollarda… Gazları tükendi, su kamyonları boşaldı ama azalmadı insanlar… Akıyorlar, çoğalıyorlar, koşuyorlar düğüne gider…

Devamını oku

Kafein: İyi, Kötü ve Çirkin

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Forbes dergisinde “Kafein: Duygusal Zekanın Sessiz Katili” ismiyle bir yazı yayımlandı. Bu dikkat çekici yazıdaki önemli satır başlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kafein, emosyonel ruh halimiz ve entellektüel performansımızın artmasını sağlayan ve çoğu kez belki de farkında olmadan yardım umduğumuz uyarıcı bir madde. Araştırmacılar, kafeinin etkilerini Sergio Leone’nin o ünlü filminin ismi…

Devamını oku

Kanser Olmak Ve Bir Mektup

Kanser Olmak Ve Bir Mektup Geçtiğimiz günlerde tedavi sonrasında tamamen sağlığına kavuşan eski bir lösemi hastamızdan bir mektup aldım. Mektupta yazanlar, hastaların takibi sırasında doğru yapıyoruz sandığımız bir çok şey konusunda yanıldığımızı, yıllar öncesinde “hastalık yok, hasta vardır” diyen Hipokrat’ın halen haklılığını sürdürdüğünü açıkça gösteriyordu. Sevgili Sevcan mektubunda diyordu ki; “Kanserin genelde sebepleri arasında sinir…

Devamını oku

Moleküler Tsunami

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz “Hematolojide Yeni Eğilimler” sempozyumunda tartışılan yeni kanser ilaçları medyada geniş yer aldı. Bu tür yeni gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmak doğru mu sorusunun yanıtını bilmiyorum. Bunu yapmamak, bu alanı bir çok donanımsız insana terk ediyor, toplum tamamen bilgisiz kalıyor ve daha kötüsü yanlış bilgilendiriliyor. Bunu bilim insanlarının yapması ise ne kadar doğru bilgilenmeyi…

Devamını oku

Tıp Gelişiyor; Maliyetler Büyüyor

Beş yıldır olduğu gibi bu yıl da eş başkanlığını Prof Dr Burhan Ferhanoğlu ile yaptığım, uluslar arası bilinirliği yüksek, önemli bilim insanlarının konuşmacı olarak katıldığı “New Trends in Hematology” toplantısı 16 Şubat tarihinde İstanbul’da yapılıyor. Aslında bu ve benzeri güncelleme toplantılarına büyük gereksinim var. 2011 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Yönetiminin (FDA) onay verdiği 30…

Devamını oku

Üniversite Ne İşe Yarar ?

Mardin Yeşilay Başkanı Lütfü Günlüoğlu’nun Mardin Artuklu Üniversitesindeki öğrenciler ile ilgili söyledikleri bu ülkenin hızla değişen ve kasıtlı biçimde yönlendirilen gündemi içinde kaybolup gitti. Birçok kişi bu söylenenleri ciddiye almadı, gülüp geçti. Ya da tam tersi, gereksiz ve abartılmış bir tepki verdi. Oysa başkanın söyledikleri üzerinde serinkanlı düşünmek gerekir. Amacım Lütfü Günlüoğlu’nu ve Mardin’i hedef…

Devamını oku

Sayın Başbakanın Ecdad-ı Ali Şanı – A.M.Celal Şengör

Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan Bey, Muhteşem Yüzyıl dizisinde sunulan Osmanlı sarayı manzarasını beğenmemiş ve bizim öyle ecdadımız yok buyurmuş! Tabii bu noktadan sonra söyledikleri aslında çok daha korkunç: Diziyi yayınlayan televizyon kanalının sahibini kınamış. Üstelik bir de yargıyı göreve çağırmış. Sayın Başbakan tarihle tarihi kurguyu birbirinden ayıramayacak kadar edebiyat ve tarih bilgisi yoksunu. Hani sanatı…

Devamını oku

Yayınlamanın Dayanılmaz Yanlılığı…

Okurlarım belki de biliyordur, “TED Talks” önemli isimlerin, önemli konularda düşüncelerini kısa bir süre içinde anlattığı bir organizasyondur (ted.com). Bu adreste özellikle bilim ve tıp konusundaki konuşmaların bazıları gerçekten çok çarpıcı olabiliyor. Doktor Michael Goldacre’ın konuşması da bunlardan biri. Michael Goldacre bilim adamı ve aynı zamanda popüler bilim yazarıdır. Guardian’da “kötü bilim (Bad Science)” isimli…

Devamını oku

İki Kayıp Bir Kitap

Ölüm haberlerini peşi peşine duydum. İlk olarak Prof Dr Atilla Yalçın… Sonra E. Donall Thomas… Bu iki ölüm haberini takiben İstanbul Maltepe Mürüvvet Hanım İlkokulunda dağıtılan o talihsiz kitabı öğrendim ve onunla ilgili haberleri okudum. Prof Dr Atilla Yalçın bir kan hastalıkları profesörüydü. Ülkemizde ilk kemik iliği naklini gerçekleştiren ekibin üyesiydi. E Donall Thomas ise…

Devamını oku

Geçmiş Olmadan Gelecek Olmuyor…

Cahit Sıtkı Tarancı; “yaş otuz beş, yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün” diyor. Bizlerin o yaşı geçeli on yıldan çok olmuştu. Çoğumuz birbirini otuz yıldır hiç görmemişti. Bu otuz yıl boyunca farklı hayatlar yaşamış, farklı eğitimler almış, bir diğerinin hiç anlayamayacağı kadar farklı işler yapmıştık. Bu birbirine benzemez, birbirinden anlamaz elli kişi, otuz yıl…

Devamını oku

Atları Da Vururlar

Filmin adı tam olarak şu: They shoot horses, dont they? Ülkemizde “Atları da vururlar” ismiyle biliniyor. Başrolünü Jane Fonda’nın oynadığı bu 1969 yapımı Sydney Pollack filmi, 1929 yılında Amerika’da yaşanan büyük ekonomik kriz sırasında düzenlenen bir dans yarışmasını anlatıyor. Yarışmaya katılanlar, pistte hiç dinlenmeden en uzun süre kalarak 1500 dolarlık büyük ödülü kazanmaya çalışıyor. Film…

Devamını oku

Saklanmak, Gözetmek ve Gerçek…

Bizim yaşam biçimimiz saklanmak, gizlenmek ve gözetlemek üzerine kuruludur. Hastalıklarımızı saklarız mesela, duyurmayız kimselere. Sevdiklerimizden hastalıklarını saklarız, bilmezlerse daha mutlu olacaklar sanırız. Türkiye’nin “imajı” der, gerçeklerimizi eloğlundan gizlemeyi hüner sayarız. Gerçek evimizi saklar, el değmemiş, kullanmadığımız misafir odalarında ağırlarız gelenleri. Bahşişi bile garsonlara saklayarak veririz. Sahte sevişiriz, bırakamayız kendimizi hissettiğimiz duyguların seline. Aşklarımızı gizleriz özenle,…

Devamını oku

Kahve İyidir!

Kahve denince insanın aklına keyif geliyor… Kahve sadece bir tat değil, aynı zamanda sohbet, dostluk, arkadaşlık demek… Ama ne yazık ki, her keyifli şey gibi sağlığa zararlı olarak algılandı hep. Hatta kahvenin pankreas kanserine neden olduğu bile ileri sürüldü. Yapılan bazı çalışmalar, pankreas kanseri sıklığı ile kahve kullanımı arasında paralellik olduğunu istatistiksel olarak gösterdi ve kahve…

Devamını oku

Aşk Gerçekten Var!

Sıcak bir yaz akşamıydı. Yürük saz semaisi çalıyordu, notalar dans ediyordu gecenin karanlığında. Ve yıldızlar yağıyordu üstüne. İnanmadınız değil mi? Ne notalar dans eder geceleri, ne de yıldızlar yağabilir bir insanın üstüne. Ama yanılıyorsunuz. Bu söylediklerim doğru, bu anlattığımın tümü gerçek. Çünkü “aşk” gerçek… Bilim adamları aşkı karmaşık bir sinirbilimsel görüngü (fenomen) olarak kabul ediyorlar.…

Devamını oku

Amsterdam’da Üç Kişiydiler…

Amsterdam’da üç kişiydiler İki kız ve bir erkek… İlki bir biyolog idi… Ülkesinde ona öğretmedikleri emek ve bilginin değerini bu ülkede öğrenmiş, buraya sığınmıştı. Diğeri bir caz şarkıcısı, çello virtüözüydü. Kendi ülkesinde olmayan sanata saygıyı burada görmüş, ülkesinden uzakta ama özgür yaşamayı tercih etmişti. Mutlu muydular, bilmiyorum, oralara ait miydiler? Ama oradaydılar işte, orada yaşamayı…

Devamını oku

Savaşa Hayır

Ben bir hekimim…Bir insan nasıl ölür bilirim. İnsan ölürken nasıl bakar çok gördüm. Eşini, çocuğunu, annesini, babasını kaybeden biri neler hisseder, ömrüm bu insanlara tanıklık ederek geçti. Ben insan yaşamının değerini ölümlerden öğrendim. Ben bir babayım… Oğlum ona anlattığım ve hep iyilerin kazandığı masallarla büyüdü. Ama artık benim masallarıma kulak asmıyor. Şimdi 14 yaşında ve…

Devamını oku

İlhan Selçuk’un Penceresi

Yedi sekiz yıl önceydi. İlhan Selçuk’u ilk kez orada dinledim, gördüm, tanıştım. Derin bilgisine, duyarlılığına, nezaketine, alçakgönüllülüğüne hayran kaldım.  Yıldız Üniversitesinde Melih Cevdet’in anıldığı bir panele katılmıştım. Aynı gecenin akşamında, Yıldız’ın boğaza bakan muhteşem manzarası eşliğinde küçük bir grup akşam yemeği yemiştik. Bu yemekte, panelde konuşmacı olan İlhan Selçuk, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Emre Kongar, Cevat Çapan,…

Devamını oku

Dukan Mı Dedin, Hadi Canım Sen De!

Diyet konusunda dünyanın en popüler hekimlerinden biri olan Dr Pierre Dukan’ın lisansı iptal edildi. Öyle sanıldığı gibi diyetinin sağlığa aykırı filan olmasıyla ilgili değildi bu karar. Pierre Dukan, geçtiğimiz günlerde 17 yaşına ulaşan okul çağındaki gençlerin yaş ve boylarına göre uygun kiloda olup olmadığının belirlenmesini, vücut kitle indeksi normal olanlara fazladan not verilmesini önermişti. Bu…

Devamını oku

Taliban Sendromu

Dr. Arslan’ın öldürülmesinden sonra çok konuşuldu ve ben de öyle yazdım… Hekimlerin kamuoyunda paragöz bir meslek grubu olarak tanıtılmasının sağlık çalışanlarına karşı yaygınlaşan şiddetin artmasında rolü var… Acaba tek başına bu saptama yaşananları ne kadar açıklıyor? Bu iş sadece sosyal statü ve ekonomik nedenlerle ilişkili midir? Eğer öyle olsaydı, bu ülkedeki kimi futbolcular, şarkıcılar, iş…

Devamını oku

El Yıkamak İyidir

Doktor Ignaz Philipp Semmelweis, yaklaşık 150 yıl önce  Viyana’da çalıştığı hastanede ebelerin yaptırdığı doğumlarda anne ölüm oranlarının doktor veya tıp öğrencileri tarafından yapılan doğumlara göre çok daha düşük olduğunu fark etti. Semmelweis, yüksek anne ölüm oranını, doktorların  otopsi sonrası  ellerini yıkamadan  doğumlara girmesine bağladı. Bu saptamayı takiben kendi kliniğinde  uyguladığı sıkı bir el yıkama kampanyası sonrası anne ölüm oranı üç…

Devamını oku

Putlaştırılan Cahillik

“Yeri gelse yine aynı şeyi yaparım”… Bu sözler Özdal Üçer’e ait… Özdal Üçer, BDP Milletvekili… BDP’nin meclise verdiği “şiddetin önlenmesi” ile ilişkili önergede imzası olan milletvekillerinden biri… Yani Özdal Üçer, şiddete karşı bir milletvekili… Şiddet karşıtı bu milletvekilinin Van Bölge Hastanesinde yaptıklarını Başhekim vekili Vural Polat yazılı bir açıklama ile kamuoyuna iletti. “Özdal Üçer, hastanemiz…

Devamını oku

Tıp Kongreleri

Yıllar önce bir Fransız tıp adamından işitmiştim. “Siz” demişti, “ne kadar zengin bir ülkesiniz, kongre yaptığınız oteller, ikramlarınız, kongrelerin sosyal programları ne kadar zengin. Biz Fransa’da şehre uzak sıradan bir otelde yaparız kongreleri, sosyal program filan da pek olmaz”. Hakkımızda söyledikleri elbette övgü sayılmamalıydı. Kongrenin bilimsel içeriğinden hiç söz etmemişti mesela. Bir gerçeği kabul edelim.…

Devamını oku

Güleryüzlü Tıp

Modern doktorun hastalığı teşhis etmede attığı ilk adım, aslında hiç de yüksek teknoloji gerektirmeyen hastayla konuşmak ile yani hastadan öykü almakla başlar. Bu gerçek, Gallen’den, Hipokrat’dan beri hep böyle olagelmiştir. Teknolojide ve tıpta gerçekleşen baş döndürücü ve heyecan verici gelişmelere karşın hekim hasta ilişkisinde yine de temel iletişim biçimi Hipokrat döneminde olduğundan hiç de farklı değildir.…

Devamını oku

Önyargı, Naziler ve Sigara

Bilimde ön yargı aslında tarih boyunca hiç kaybolmadı. Bunun en ilginç örneklerinden biri Antonie Van Leeuwenhoek’un yaşadıklarıdır. Leeuwenhoek zengin bir kumaş tüccarı idi. O, kumaşların kalitesini anlamak için geliştirdiği mercekleri kullanarak tarihin ilk mikroskobunu yaratan büyük bir bilim insanıdır. Leeuwenhoek, geliştirdiği mikroskobu ile kendi spermlerinin, bazı küçük organizmaların (mikropların) hareketli olduğunu fark etmiş, dahası bunları…

Devamını oku

14 Mart Tıp Bayramı Sıradan Bir Bayram Değildir

14 Martta, Tıp Bayramının doksan üçüncüsü kutlandı. Bu yıl kutlamalar sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar nedeniyle buruk ve sönük geçti. Ama 14 Mart’ın tarihine bakarsanız görürsünüz ki, her koşulda çok büyük bir coşkuyla kutlanması gereken bir gündür bu gün. Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendinin Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’yi açtığı tarih 14 Mart 1827’dir. II Mahmut dönemine denk…

Devamını oku

Tıp Bayramınız Kutlu Olsun

Ülkemizin en önemli göğüs cerrahlarında olan Prof Dr Göksel Kalaycı, Dr Seyfi Alper Toker’e şunları söylüyordu. “Ameliyatında istenmeyen bir durum ortaya çıkarsa başımıza kötü şeyler gelir. Tatsız şeyler yaşayabiliriz”. Kalaycı’nın sözünü ettiği hasta Dr Kalaycı’ya şunları söylemişti. “Ben ölürsem, ölüm ilanımız aynı günde çıkacak”.   Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı, 11 Kasım 2005 tarihinde yıllarca çalıştığı İstanbul…

Devamını oku

Morfin

Morfin, sessiz sedasız iki yüzüncü yılını devirdi, 210 yaşına doğru ilerliyor. Bu yaşlı ilaç, tıbbın en popüler etken maddelerinden biridir ve ana maddesi olan afyon, yaklaşık 6000 yıldır kullanılmaktadır. Morfinin modern tıpta uygulanmaya başlaması Alman bilim adamı Friedrich Wilhelm Sertürner sayesindedir. O, 1885 yılında morfini opiumdan (ham afyon) izole etmiş ve bulgularını “Afyon Analizi” isimli bir çalışma ile…

Devamını oku