Şinasi Sendromu

Şinasi tarihimizin en saygın ve önemli kişiliklerinden biri. Ama onun bu saygınlığını edebiyatçı kişiliğine bağlamak zor. Hayatında hiç roman yazmamış, yazdığı oyunların da öyle ahım şahım bir yanı yok derler. Osmanlı’da ilk gazeteyi çıkardı ama çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesinde sadece 6 ay çalıştı. Peki nasıl çok önemli bir tarihi kişilik oluyor öyleyse? Çünkü gelenekçi toplumdan…

Devamını oku

Dorothy Reed Mendenhall, Safiye Ali ve Kamile Şevki Mutlu

Dorothy Reed Mendenhall ismi Lenfoma ile uğraşan hekimlere çok tanıdık gelir. Çünkü Dr. Reed, Hodgkin Lenfoma tanısı için tipik olan hücreleri eş zamanlı tanımlamış iki bilim insanından biridir (Reed-Steinberg hücreleri). Ancak Dorothy Reed’i özel yapan sadece bu değildir. Reed, kadın olduğu için ailesinin karşı çıkmasına rağmen John Hopkins Tıp Fakültesi’ne girdi ve hekim oldu. Erkeklerin…

Devamını oku

“Biz yaşam için öğreniriz” veya Bilim ve Etik

Bilimin serüveninin ilk kilometre taşı belki de eski Yunan okullarının kapısında yazan “Non scholae, sed vitae discimus” cümlesidir, yani “biz yaşam için öğreniriz”. Bu cümlenin açıklaması şudur, ne yapıyorsak bu dünya için yapıyoruz, bu dünyayı anlamak için yapıyoruz, bunun ötesinde hiç bir şey için uğraşmıyoruz. Bu inanış dünya biliminin en önemli aktörlerinden biri olan Albert Einstein’ın…

Devamını oku

Framingham Kalp Çalışması…

Henüz 1940’lı yıllarda kalp hastalıkları ve inme (felç) nedenleri hakkında hiçbir şey bilinmiyordu. Bu eksikliği gidermek için Amerikan Ulusal Kalp Enstitüsü, 1948 yılında bugün bilinen adıyla Framingham Kalp Çalışmasını başlattı. Bu çalışmanın amacı sınırlı bir bölgede yaşayan tüm bireylerin düzenli ve kuşaklar boyunca sağlık takiplerini yaparak, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarının nedenlerini anlamaktı. Proje planlandığı…

Devamını oku

Gülmek İyidir

Son yıllarda ülke olarak gülümsemeyi unuttuk. Hatta çoğu kişi için  gülümsemenin avanaklıkla bir ilişkisi olduğu bile söylenebilir. Nasıl olmasın, ülkemizde onca yaşanandan sonra… Oysa bilim insanları gülümsemenin, gülmenin insan biyolojisi üzerinde olumlu bir rolü olduğunu iddia ediyor. Mesela kuvvetli bir kahkaha endorfin salgımızı yükseltiyor, stres hormonu olarak bilinen kortizon ve adrenalin düzeylerini düşüyor. Gülümsemeyi başardığınızda kızgınlık,…

Devamını oku

Bir Bayram Yazısı

Kurban Bayramına girerken okuyucularıma sorularım var… Nasıl oluyor da “iyi olun, çalmayın, öldürmeyin, haramdan uzak durun” diyen bir dinin mensupları bunlara inanıyormuş gibi davranarak tam tersini yapabiliyor ve sonra tertemiz kalıp inançlarını sürdürebiliyorlar? Bir yandan “Allah’a, ahiret gününe, bütün günahların hesabının sorulacağına” inanıyorken nasıl yalan söyleyebiliyor, insan hakkı yiyebiliyorlar? Bence bu soruların tam da tartışılma…

Devamını oku

Epigenetik…!

Her yüz meme kanserinden sadece 7 tanesinde genetik anormallik gösterilirken, diğer 93 tanesinde neler oluyor da kanser gelişiyor? Nasıl oluyor da aynı genlere sahip ikiz kardeşlerden birinde kanser gelişirken diğerinde gelişmiyor? Neden bazı hastalıklar bilinen genetik bir anormallik olmadan bazı ailelerde daha sık görülüyor? Bu soruları çok arttırabiliriz ama bu soruların yanıtlarından biri artık net……

Devamını oku

Akademi bilimsel çalışmaların neresinde? – 2

Bir önceki makalemi okuyanlar anımsayacaklar yazımın sonunda bilimsel makalelere “açık erişim” konusuna da değinmiştim. Konuyu biraz açayım. Günümüzde çok az sayıda bilimsel makalenin – yaklaşık %10 – açık erişimi var. Bu makaleler sponsorlu makaleler, yani birileri bu makalelerin açık erişimli olabilmesi için en başından yayıncıya büyük paralar ödüyorlar. Eğer bir bilimsel makalenin sponsoru yoksa o…

Devamını oku

Akademi Bilimsel Çalışmaların Neresinde? – 1

Faz III çalışmaları henüz FDA ve EMA gibi dünyada kararları önemsenen sağlık otoriterlerinden kullanım onayı almamış ilaçların denendiği çalışmalardır. Ülkemizde son yıllarda yürüyen Faz III klinik çalışma sayılarında büyük artış oldu. Türkiye açısından bu çalışmalara katılımımız önemli. Çünkü klasik tedavi ile sağıtılamamış hastalar için bu yeni ilaçlar büyük umut kaynağı ve hastalar bu çalışmalar sayesinde…

Devamını oku

Kanser Tedavisinde Yeni Umutlar

Kanser tedavisinin ilk adımı bir insanlık faciasından “iyilik” çıkarmayı başaran iki bilim adamı sayesinde oldu. Goodman ve Gillmann biyolojik bir silah olan “Hardal Gazı”na maruz kalan askerlerde hücre sayılarının azaldığını ve lenf bezlerinin küçüldüğünü fark ettiler. İkinci Dünya Savaşı’nın son hızıyla sürdüğü yıllardı. Hardal gazından geliştirilen “Nitrojen Mustard” ilk kemoterapi ilacı olarak tarihe geçti. Aradan…

Devamını oku

Yeniden: Selfie bir hastalık mı?

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nin portalının gücünü test etmek için mükemmel bir tecrübe oldu Selfie ile ilgili yazım. Söz konusu yazıyı CBT için tartışmaların ilk kez alevlendiği 2014 yılında yazmıştım. Yazımın Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) ile ilişkili olarak bunun bir bozukluk olduğu ile ilişkili bölümü, portal takipçileri tarafından eleştirildi ve derneğin web sayfasında böyle bir bozukluğun…

Devamını oku

Yeniden merhaba!

Orhan Bursalı, Cumhuriyet Bilim Teknoloji ekinin yayınına son verildiği haberini bana telefonla bildirmişti. – Mustafa kovuldun! Haberi alınca ilk aklıma gelen “Pazar günleri ben ne yapacağım” sorusuydu. Öyle ya pazar günlerinin tatlı telaşı bitecekti. Pazar, hafta içinin koşuşturmasından yazmaya vakit bulamadığım köşe yazımı tamamlama günüydü çünkü, “bu hafta yazı yetişmeli” telaşı demekti pazar günü. Tam…

Devamını oku

Umut

Bu köşeye yazdığım son yazının üzerinden bir ayı aşkın bir süre geçti.… Son yazım tekrarlanan ve olağanüstü koşullarda gerçekleştirilen genel seçim sonraydı. O zamandan beri yazamadım. İş güç filan yüzündendi, umutsuzluğa kapılmadım hiç, “öğrenilmiş çaresizliğim” yoktu. Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar ‘da yazdıklarıydı belki yazmamı engelleyen bir tek, bilmiyorum. “Konuşmamak ne iyi, bir bilsen. İnsan elbette…

Devamını oku

Aziz Sancar ve Nobel Bilim Ödülü

Aziz Sancar’ın Nobel ödülü alması beklendiği gibi bayağı gürültü kopardı. Küçük bir hatırlatmayla başlayayım yazıma. Bugüne dek dağıtılan Nobel Bilim Ödüllerinin 200’e yakınını nüfusu 14 milyon olan Yahudi topluluğundan bilim insanları almışken, toplamı 1.5 milyarı aşan İslam âleminde sadece 2 bilim insanı bu ödüle layık bulunmuş. Acaba bu söylendiği gibi İslam fobisi yüzünden mi? Bu…

Devamını oku

Sigaranın Dumanlı Tarihi

Şöyle bir söz vardır. “Beyazlar Amerika’daki yerlilerin tümünü yok etti ama onların beyazlardan intikamı hala sürüyor”. Gerçekten de tütün insanlığa Amerikan yerlilerinin bir armağanıdır ! Dünya Sağlık Örgütü, Tütün Kullanımı ile Mücadele Türkiye Sorumlusu eski dostum Dr. Toker Ergüder’in söyledikleri bu sözü haklı çıkarıyor. “Dünya Tütün Atlasına göre geçen yıl dünyada sigaraya bağlı 6 milyon…

Devamını oku

Omega-3 ve Kanser

Klasik tıp yöntemleri ile yeterince sınanmayan kimi alternatif tıp ürünlerinin tüm dünyada ve ülkemizde ne kadar büyük bir tüketici kitlesi olduğu biliniyor. Doğal, organik, yan etkisi yok iddialarıyla yeterince sınanmamış ürünlerin nasıl piyasaya pompalandığı da malum. Bunun nedenleri de malum. ABD’de 2012 yılında bu tür ürünlerin piyasasının 11.5 milyar dolar olduğu bildirilmişti. Öngörüler pazarın 2017…

Devamını oku

Öykünme

Otobüs doğanın sessizliğine inat, göz alabildiğince uzanan bozuk asfaltta homurdanarak ilerliyordu. Serin bir akşamüstüydü. Yolun iki yanında  uzanan tarlaların yeşili, olduğundan daha koyu renklere bürünmüştü. Bu koyu yeşillik ilerdeki dağlara,tepelere uzanıyor ve gökyüzünün kızılı ile birleşiyordu. Arabesk müzik araçtaki az sayıda yolcunun sohbetlerine karışıyordu. Adam, otobüsün terlemiş ıslak penceresinden dışarıyı seyrediyordu. Motor gürültüsü, müzik, insan sesleri…

Devamını oku

Küfretmek Bilimsel Olarak İyidir

Genel seçimler yaklaşıyor. Geçtiğimiz günlerde yakın bir arkadaşım “televizyonları izlerken ne yalan söyleyeyim, sürekli küfretme isteği duyuyorum” dedi. Aklıma Nazım Hikmet’in o çok ünlü şiiri geldi. “Beyaz getrleri, beyaz eldivenleriyle o karşımızda Beyaz tırnaklı bir katır gibi dolaşırken Sen sopa çekmek istiyorsun Ben küfretmek istiyorum. …Kızını, kısrağını, karısını sıradan geçirerek Rugan iskarpinlerinin deliklerine dek… Küfretmek…

Devamını oku

İkinci Yılın Sonunda Gezi ‘nin Düşündürdükleri

Bugün Mayıs ayının 31. günü, vapurlara binmek, toplu taşıma araçları kullanmak yasak. Bir araya gelmek yasak. Bu tarih Gezi olaylarının 2. yılı çünkü. Bu ülkeye hükmedenlerin içlerine ilk korku kıvılcımının düştüğü gün, bu ülkenin aydınlık yüzünde umudun ağardığı gün. Çünkü; iki yıl önce bugün hiç beklemediğimiz bir anda bu ülkede hayatımız değişiverdi… Çapulcunun biri o…

Devamını oku

İki Kayıp ve Entellektüel “Ahlak”

İki gün arayla can dostum Dr. Kurtuluş Alp’i, sonra da sevgili arkadaşım Prof. Dr. Işıl Barlan’ı kaybettik. İkisi de çok dürüst, çalışkan ve onurlu sağlık emekçileriydi. Kurtuluş Alp benim ihtisas yıllarımda ev arkadaşımdı. Kurtuluş, benim için entelektüel ahlakın, yani hiç bir inanç sisteminin zorlaması olmadan ahlaklı ve iyi olabilmenin çok somut bir örneğiydi. Ahlak anlayışı,…

Devamını oku

Hikikomori…

“Oturmak” konusunda çok yazdım ama şimdi okuyacaklarınız bunun en uç örneği belki de. Hiç birimize yabancı değil, gelişen teknoloji, bilgisayar oyunları ve sosyal medya tutkusu çocuklarımızı her zaman olduğundan daha çok masa başında oturtuyor. Yakınlarımdan biliyorum, bazı aileler çocuklarını en temel gereksinimleri için bile bilgisayar başından kaldıramıyor. Hatta bu çocukların bir bölümü saatlerce hareketsiz ekran…

Devamını oku

Oturmak Hastalığı

“Oturmak” yani hareketsiz yaşam biçimi üzerine son zamanlarda tıp literatüründe bir çok yazı çıkmaya başladı.  “Ağır, uslu” olmanın modası çoktan geçti yani. Son zamanlarda hareketsiz yaşamın sağlık açısından sakıncalarını ortaya koyan klinik çalışmalar peş peşe gelmeye başladı. Aslında hareketsiz yaşamın neden olduğu sorunların ilk fark edilmeye başlaması 1950’li yıllara dek uzanıyor. O yıllarda İngiltere’de yapılan bir…

Devamını oku

Yeni Yıl, Hoşgeldi…

Yeni bir yıl geldi yeniden. Zaman her şeyden bağımsız, aldırışsız, acımadan akıp gidiyor. Akrep ve yelkovanın hızını kontrol etmek imkansız. Kim bilir hangi yaşanmışlıkların, acıların, sevinçlerin, kızgınlıkların, kişisel tarihlerimizde ne büyük devrimlerin, isyanların, zaferlerin, yok oluşların yılıydı geçtiğimiz yıl.  Bir çoğumuz için ise 2014 yılı “hiç bir şey” demekti belki. Ama insanlar için önemi ve anlamı…

Devamını oku

Kanser İstatistikleri ve Ne Yapmalıyız?

Kanser 2015 yılında da en popüler sağlık konularının başında gelecek. ABD’de 2015 yılında 600 bine yakın kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitireceği ve 1.600.000 kişiye kanser tanısı konulacağı öngörülüyor. Bu yazımda kanserle ilgili bazı kritik soruların yanıtlarını tartışmak istiyorum. 1- Kanser önlenebilir bir hastalık mıdır? Yanıt tek kelime; Evet…! Tüm kanser nedenlerinin %30’unu sigara ve aşırı…

Devamını oku

Yine ve Yeniden Cep Telefonları…

Bu sütunun devamlı izleyicileri bilirler, bu güne dek cep telefonu ve sağlık konusunda bir çok yazı yazdım. Cep telefonlarının özellikle kanser ile ilişkisi bilim dünyasının popüler konularından biridir. Kanımca cep telefonu şirketlerinin en çok reklam verenlerin başında gelmesi elde edilen verilerin medyada yeterince yer almamasına neden oluyor. Oysaki hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen “cep…

Devamını oku

Melahat Öğretmenim…

Henüz ortaokulu yeni bitirmiştim. Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde yatılı öğrenciydim. Ailem uzaklardaydı ve daha henüz 12-13 yaşlarındaydım. Babam bana demişti ki; eğer Ankara’daki okula gitmezsen en çok benim kadar olursun, ama gidersen daha iyi eğitilirsin, daha fazlası olursun. Bilgi her şeydir, güçtür… Dünden razıydım, babamın sözünü dinledim ve Ankara’da yatılı öğrenci olarak Ankara Atatürk Anadolu…

Devamını oku

Her Ölüm Erken Ölümdür

Bu sözü ilk kez Ankara Üniversitesinde genç bir tıp öğrencisiyken işitmiştim. Doğru bir söz mü ? Ölümün bir zamanı, yaşı var mı? Mesela şu soruyu sorun kendinize ve yanıtlayın. “Ne kadar uzun yaşamak istersiniz?” Yakın zamana kadar tıpta en önemli olan hastaların “her şeye rağmen yaşam süresini uzatmak” idi. Ancak son yıllarda yaşam kalitesi, hastaların/hasta…

Devamını oku

Doğum Yılımız Karakterimizdir…

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım yakınıyordu. “Babamın yanında sigara içemezdim, oğlumun yanında da içemiyorum.” Eğer kuşaklar arası farklılıkları göz önüne alırsanız normal bir durum bu. Gelin bir göz atalım şu kuşaklara. Bilim insanları, kuşakları 5 gruba ayırıyor. En eski kuşak 1940’lı yıllar ve öncesinde doğanların oluşturduğu “Veteran kuşağı”. Bu kuşak 2. Dünya savaşını, Cumhuriyetin ilk yıllarını…

Devamını oku

Oturmak; Yüzyılımızın Yeni Sigarası

Yirminci yüzyılda insan sağlığının en büyük tehdidi herhalde sigara idi. Araştırmacılar bu yüzyılın sigarasını ise daha şimdiden tespit etti. “Oturmak” yani “hareketsiz yaşam” biçimi. ABD’de Mayo Kliniğin Endokrinoloji Bölümü uzmanlarından Dr. James Levine son 15 yılın en büyük sağlık sorunun “oturmak” olduğunu söylüyor. Yapılan çalışmalar, gün içinde 6 saat ve üzeri süreleri oturarak geçiren kişilerde şeker hastalığı, obezite, depresyon ve bazı kanserlerin arttığını gösteriyor. Kronik hastalığı olan…

Devamını oku

LYS Sonuçlarının Tıp Fakülteleri İçin Düşündükleri…

Bayram tatili için Ayvacık Sokakağzı’ndaydım. Liman içinde, antik limana ve Midilli’ye bakan Bergos Liman Konukevi’ndeyim. Konukevi’nin sahipleri Dr. Metin Arıburnu, eşi eczacı Şermin hanım ve ekibinin samimi, dost yaklaşımıyla tarladan toplanan domatesleri, biberleri, kavunları, ağırlığı 6 kg’a ulaşan Sinarit balığını, tadına doyulmaz neredeyse yarı canlı dil balığını, denizden yeni çıkmış ahtapotu, kalamarı, taş fırında pişen…

Devamını oku