İki Kayıp ve Entellektüel “Ahlak”

İki gün arayla can dostum Dr. Kurtuluş Alp’i, sonra da sevgili arkadaşım Prof. Dr. Işıl Barlan’ı kaybettik. İkisi de çok dürüst, çalışkan ve onurlu sağlık emekçileriydi. Kurtuluş Alp benim ihtisas yıllarımda ev arkadaşımdı. Kurtuluş, benim için entelektüel ahlakın, yani hiç bir inanç sisteminin zorlaması olmadan ahlaklı ve iyi olabilmenin çok somut bir örneğiydi. Ahlak anlayışı,…

Devamını oku

Hikikomori…

“Oturmak” konusunda çok yazdım ama şimdi okuyacaklarınız bunun en uç örneği belki de. Hiç birimize yabancı değil, gelişen teknoloji, bilgisayar oyunları ve sosyal medya tutkusu çocuklarımızı her zaman olduğundan daha çok masa başında oturtuyor. Yakınlarımdan biliyorum, bazı aileler çocuklarını en temel gereksinimleri için bile bilgisayar başından kaldıramıyor. Hatta bu çocukların bir bölümü saatlerce hareketsiz ekran…

Devamını oku

Oturmak Hastalığı

“Oturmak” yani hareketsiz yaşam biçimi üzerine son zamanlarda tıp literatüründe bir çok yazı çıkmaya başladı.  “Ağır, uslu” olmanın modası çoktan geçti yani. Son zamanlarda hareketsiz yaşamın sağlık açısından sakıncalarını ortaya koyan klinik çalışmalar peş peşe gelmeye başladı. Aslında hareketsiz yaşamın neden olduğu sorunların ilk fark edilmeye başlaması 1950’li yıllara dek uzanıyor. O yıllarda İngiltere’de yapılan bir…

Devamını oku

Yeni Yıl, Hoşgeldi…

Yeni bir yıl geldi yeniden. Zaman her şeyden bağımsız, aldırışsız, acımadan akıp gidiyor. Akrep ve yelkovanın hızını kontrol etmek imkansız. Kim bilir hangi yaşanmışlıkların, acıların, sevinçlerin, kızgınlıkların, kişisel tarihlerimizde ne büyük devrimlerin, isyanların, zaferlerin, yok oluşların yılıydı geçtiğimiz yıl.  Bir çoğumuz için ise 2014 yılı “hiç bir şey” demekti belki. Ama insanlar için önemi ve anlamı…

Devamını oku

Kanser İstatistikleri ve Ne Yapmalıyız?

Kanser 2015 yılında da en popüler sağlık konularının başında gelecek. ABD’de 2015 yılında 600 bine yakın kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitireceği ve 1.600.000 kişiye kanser tanısı konulacağı öngörülüyor. Bu yazımda kanserle ilgili bazı kritik soruların yanıtlarını tartışmak istiyorum. 1- Kanser önlenebilir bir hastalık mıdır? Yanıt tek kelime; Evet…! Tüm kanser nedenlerinin %30’unu sigara ve aşırı…

Devamını oku

Yine ve Yeniden Cep Telefonları…

Bu sütunun devamlı izleyicileri bilirler, bu güne dek cep telefonu ve sağlık konusunda bir çok yazı yazdım. Cep telefonlarının özellikle kanser ile ilişkisi bilim dünyasının popüler konularından biridir. Kanımca cep telefonu şirketlerinin en çok reklam verenlerin başında gelmesi elde edilen verilerin medyada yeterince yer almamasına neden oluyor. Oysaki hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen “cep…

Devamını oku

Melahat Öğretmenim…

Henüz ortaokulu yeni bitirmiştim. Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde yatılı öğrenciydim. Ailem uzaklardaydı ve daha henüz 12-13 yaşlarındaydım. Babam bana demişti ki; eğer Ankara’daki okula gitmezsen en çok benim kadar olursun, ama gidersen daha iyi eğitilirsin, daha fazlası olursun. Bilgi her şeydir, güçtür… Dünden razıydım, babamın sözünü dinledim ve Ankara’da yatılı öğrenci olarak Ankara Atatürk Anadolu…

Devamını oku

Her Ölüm Erken Ölümdür

Bu sözü ilk kez Ankara Üniversitesinde genç bir tıp öğrencisiyken işitmiştim. Doğru bir söz mü ? Ölümün bir zamanı, yaşı var mı? Mesela şu soruyu sorun kendinize ve yanıtlayın. “Ne kadar uzun yaşamak istersiniz?” Yakın zamana kadar tıpta en önemli olan hastaların “her şeye rağmen yaşam süresini uzatmak” idi. Ancak son yıllarda yaşam kalitesi, hastaların/hasta…

Devamını oku

Doğum Yılımız Karakterimizdir…

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım yakınıyordu. “Babamın yanında sigara içemezdim, oğlumun yanında da içemiyorum.” Eğer kuşaklar arası farklılıkları göz önüne alırsanız normal bir durum bu. Gelin bir göz atalım şu kuşaklara. Bilim insanları, kuşakları 5 gruba ayırıyor. En eski kuşak 1940’lı yıllar ve öncesinde doğanların oluşturduğu “Veteran kuşağı”. Bu kuşak 2. Dünya savaşını, Cumhuriyetin ilk yıllarını…

Devamını oku

Oturmak; Yüzyılımızın Yeni Sigarası

Yirminci yüzyılda insan sağlığının en büyük tehdidi herhalde sigara idi. Araştırmacılar bu yüzyılın sigarasını ise daha şimdiden tespit etti. “Oturmak” yani “hareketsiz yaşam” biçimi. ABD’de Mayo Kliniğin Endokrinoloji Bölümü uzmanlarından Dr. James Levine son 15 yılın en büyük sağlık sorunun “oturmak” olduğunu söylüyor. Yapılan çalışmalar, gün içinde 6 saat ve üzeri süreleri oturarak geçiren kişilerde şeker hastalığı, obezite, depresyon ve bazı kanserlerin arttığını gösteriyor. Kronik hastalığı olan…

Devamını oku

LYS Sonuçlarının Tıp Fakülteleri İçin Düşündükleri…

Bayram tatili için Ayvacık Sokakağzı’ndaydım. Liman içinde, antik limana ve Midilli’ye bakan Bergos Liman Konukevi’ndeyim. Konukevi’nin sahipleri Dr. Metin Arıburnu, eşi eczacı Şermin hanım ve ekibinin samimi, dost yaklaşımıyla tarladan toplanan domatesleri, biberleri, kavunları, ağırlığı 6 kg’a ulaşan Sinarit balığını, tadına doyulmaz neredeyse yarı canlı dil balığını, denizden yeni çıkmış ahtapotu, kalamarı, taş fırında pişen…

Devamını oku

Hipokrat ve Hemşehrileri

İsmi Hipokrat, tıbbın babası, Anadoluluların 2500 yıl önceki hemşerisi. Hayatında hiç Atina’yı görmemiş, mesleğini Bodrum’un karşısındaki Kos adasında ve Ege’de sürdürmüş biri. Tüm dünyada, yeni mezun olan hekimler onun andıyla ilk adımlarını atarlar meslek yaşamlarına. Özgün Hipokrat Andı şöyle başlar. “Hekim Apollon, Asklepius, Higiya, Panacea üzerine ve bütün Tanrı ve Tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki,…

Devamını oku

“Selfie” Hastalık Mı?

Son günlerin modası olan ‘selfie’, kişinin cep telefonu ile kendi fotoğrafını çekmesi anlamına geliyor. Şöyle vücudunuzu geriye doğru atıyorsunuz, kolunuzu uzanabildiğiniz en uzak noktaya kadar uzatıp başınızı veya bedeninizi elinizdeki cep telefonunun kadranına sığdırmaya çalışıyorsunuz, yüzünüze en sevimli, en mutlu, en heyecanlı, en seksi veya her ne istiyorsanız öyle bir ifade veriyorsunuz ve deklanşöre basıyorsunuz.…

Devamını oku

Biber Gazı..!

16 Mart Halepçe katliamının 26. yıldönümüydü. Bu tarihte Irak’ın sabık devlet Başkanı Saddam Hüseyin, “hardal gazı” kullanarak yüzlerce insanın ölümüne neden olmuştu.   Hardal Gazı bir biyolojik silah olarak ilk kez Birinci Dünya savaşında kullanıldı. Vietnam ve İkinci Dünya Savaşı dahil izleyen bir çok savaşta da kullanılmaya devam edildi. İkinci Dünya savaşı sırasında ABD’li bilim…

Devamını oku

Cahillik ve Güç Üzerine

“Cahil bir toplum özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse bile hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil bir toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen bir adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır.” Nietzsche söylemiş bu sözü. İlk okuduğumda hiç hoşlanmadım bu sözden. Bu sözlerin doğruluğuna inanmadığım için değil, ancak “seçmek” yerine…

Devamını oku

Kanser Savaşçıları

Yaklaşık bir yıl oluyor. Sevgili arkadaşım Sağlık gazetecisi ve Cumhuriyet Bilim Teknoloji okurlarının da yakından tanıdığı Aslı Ortakmaç bir sohbet sırasında bana dedi ki; bu ülkede kanser hastaları ne kadar kötü organize, bunun için ne yapabiliriz? Söylediğinde haklıydı, kanser hastaları için yapılan organizasyonların önemli bir bölümü ilaç sektörünün örtülü desteği ile hekimler veya dernekler tarafından…

Devamını oku

Kötü Tıp

Ben Goldacre, İngiliz bir bilim insanı ve popüler bilim yazarı. “Bad Science” isimli kitabı çok büyük yankı uyandırmıştı. Kitap gerçek bir özeleştiri, bir çeşit günah çıkartmaydı. Dr. Goldacre’ın “TedTalks” konuşması da tıpkı kitabı gibi çağdaş tıbbın sorunlarından  birine dikkat çekiyor. Bu konuşmadan satır başlarını paylaşmak ve tartışmak istiyorum bu yazımda. Şimdi dikkat, bakın nasıl başlıyor konuşma. “Önsezi denen…

Devamını oku

Yeni Tümör Aşısı CimaVax-EGF ve Düşündürdükleri

Geçtiğimiz günlerde Küba’lı bir bilim kadını tarafından geliştirilen CimaVax-EGF isimli tümör aşısı çok konuşuldu. Akciğer kanserinin oldukça yaygın olduğu Küba’da aşının özellikle yoğun tedavi alamayan hastalarda yaşam süresini uzattığı ileri sürülüyor. İlacın etkinliğinin test edildiği 7 farklı klinik çalışma, Küba dışında Kanada ve İngiltere’de de yürütülüyor ve CimaVax-EGF 700’ü aşkın hasta üzerinde deneniyor. İlaç sadece…

Devamını oku

Lösemi Nedir?

Lösemi halk arasında kan kanseri olarak bilinen ve kemik iliğinde yapılan normal kan hücrelerinden bazılarının – bazı seri hücrelerin –  anormal çoğalması sonucu ortaya çıkan bir durumdur.   Normal koşullarda kan hücreleri genetik kontrol yolları ile organizmanın gereksinimine göre kemik iliğindeki kök hücreden dönüşerek oluşur. Lösemide doğumdan sonra ortaya çıkan genetik anormalliklerin –bu anormallikler doğumsal değildir ve…

Devamını oku

Hastaya Dokunmak

Abraham Verghese, ABD’de çalışan bir tıp doktoru, Stanford’da dersler veriyor, aynı zamanda etik uzmanı ve gazeteci. Onun “TED Talks” için yaptığı konuşma hekimliğin insani yönüne yaptığı vurgu nedeniyle beni çok etkiledi. Bu yazımda o konuşmadan alıntılar yapmak istiyorum okurlarıma. Dr. Verghese konuşmasına bir hasta örneği ile başlıyor. ABD’de hastaneye başvuran bir hastanın akciğerinde pıhtı olabileceğinden…

Devamını oku

Hastalık Var, Hasta Yok..!

Geçtiğimiz hafta ABD, New Orleans’ta yapılan 55. Amerikan Ulusal Kan Hastalıkları Kongresine katıldım. Kongrenin hakkını yememek lazım, inanılmaz iyi organize ve eğitici idi. Sunulan çalışmalar ve paylaşılan bilgiler göz kamaştırıcıydı. Tüm bu bilimsel birikimi, Şubat ayı içinde 7.’sini düzenleyeceğimiz “Hematolojide Yeni Eğilimler” toplantısında dünya çapında bilinen bilim insanları ile İstanbul’da yine tartışacağız, doğruyu yanlıştan ayırmaya…

Devamını oku

Aşırı Şişmanlık ve Kanser: İlişki Netleşiyor…

Aşırı şişmanlık ya da tıbbi tanımıyla obezite yüzyılımızın en önemli sağlık sorunlarından biri. Son yıllarda yapılan çalışmalar, obezite ile kanser ilişkisini daha net bir biçimde ortaya koymaya başladı. Bu çalışmalar; yutak, pankreas, kalın bağırsak, rektum, meme, rahim, böbrek ve tiroid kanseri sıklığının aşırı şişmanlarda daha yüksek olduğunu gösteriyor. Amerika Birleşik Devletlerinin toplum verilerine dayanan SEER…

Devamını oku

Her Şey Tamam Hastalar Nerede?

Bir süredir Amerikan Hematoloji Kongresindeyim… Hakkını yememek lazım… İnanılmaz iyi organize ve eğitici bir kongre. Ama başka bir yüzü de var toplantının… Toplam sayısı 27.000’e ulaşan katılımcı sayısı… Bir ucundan bir ucuna yüremesi neredeyse yarım saati bulan devasa bir kongre salonu… Yakalıklarında onlarca ünvan yazılı Hematolojinin yarı tanrıları… Servis otobüslerinde bile yayın yapan bir kongre…

Devamını oku

@MeliseCanVer

Bu yazıyı yazmak için bir süre beklemek ve gelişmeleri görmek istedim.   Okuyucularım biliyordur, Melis Akbaş 7 yaşında dünya tatlısı bir kız çocuğu, 3 yıldır lösemi ile boğuşuyor ve şimdi ona kemik iliği nakli için bir verici bulmak lazımdı.    Melis’in kendi doku gruplarına uygun aynı anne babadan bir kardeşi yok.   Peki, ne yapalım,…

Devamını oku

10 Kasım Değil 19 Mayıs Sonrası Ne Dediler?

10 Kasım Değil 19 Mayıs Sonrası Ne Dediler? Her yıl 10 Kasım günü Atatürk öldüğünde hakkında yazılanları konuştuk hep. Bu yıl bir değişiklik yapalım ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında İstanbul medyasında neler yazıldı onlara bir göz atalım dedim. Evet bugün 10 Kasım Gazi Mustafa kemal Atatürk’ü anmakta yarar var… Yunanlı’lar ölçüsüz ödünler istiyorlar, millicileri…

Devamını oku

Türkiye’de Lösemi Olmak

Aşağıdaki yazım 2010 yılında “Herkese Sağlık” dergisinde yayımlandı. O günden bugüne ülkemizde lösemi tedavisi açısından bakıldığında gözle görülür iyileşmeler oldu. Ancak halen hastalar yatacak merkez bulamıyorlar, halen hastalar uygun ilik peşinde koşmaya devam ediyorlar, halen hastalar iyileştikten sonra bile geçirdikleri hastalığın ismi nedeniyle iş bulamıyorlar, eski yaşamlarına geri dönemiyorlar. Yapılacak çok iş var. Yol aldık…

Devamını oku

Zorunlu Hizmette Hekim Olmak…

Otobüsün arka kapısındaki son basamakta öylece kalakalmıştım. Otobüsten aşağıya adımımı atamıyordum. Karanlık bir sabahtı. Otobüsün dışında bağırışan insanların görüntülerini yok eden sis sanki aşağıya inmemem için beni tehdit ediyordu. –Taksi lazım mı abi Sesin geldiği tarafa döndüm, sisin arkasına gizlenen sesin sahibini görmeye çalıştım. Çamura gömülmüş bir çift lastik pabuç kadardı sanki, yüzünü hiç ayrımsayamadım.…

Devamını oku

Reşit Galip

İlkokula başladığım ilk gün annem ve dedem götürmüştü beni okula. Üzerimde belimin altında sonlanan, parlak siyah renkte, boynunda beyaz yakalığı olan bir ilk okul önlüğü vardı. İlkokulumun ismi “İnönü” idi. Şimdi yerinde yeller esiyor. Kayseri’deki o eski güzelim taş bina yıkıldı, yerine çirkin, devasa bir apartman yapıldı. Öğretmenim ilk derse başlamadan önce hepimizi ayağa kaldırmış…

Devamını oku

Prosopagnosia

Eski Yunanca “Prosopon” yüz, “agnosia” ise körlük, kayıtsızlık, tanıyamama anlamına geliyor. Bu iki sözcüğün birleşimi olan “Prosopagnosia” klinik bir duruma verilen isim. Yani insan yüzlerini tanıyamama, insan yüzlerini birbirlerinden ayıramama hali, yani bir çeşit “yüz körlüğü”. Bu durum elbette üst düzey yöneticiler, hekimler, siyasetçiler gibi her gün onlarca insan ile karşılaşan meslek gruplarında hemen bir…

Devamını oku

Nobel ve Ötesi

Başbakan Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmayla Nobel Barış Ödülünü eleştirdi ve Baradey’i kastederek “Ey Nobel, sen nasıl barış ödülleri dağıtıyorsun ki bu kişiler askeri darbe yapanların yanında yer alıyor” dedi. Yıllar önce Banu Avar, Nobel Vakfı’nın Amerikan Silah Şirketleri’nin hisse senetlerine yatırım yaparak para kazandığını ve ödülleri bu parayla ödediğini ortaya koymuş ve medyanın büyük tepkisini…

Devamını oku