Lösemi Nedir?

Lösemi halk arasında kan kanseri olarak bilinen ve kemik iliğinde yapılan normal kan hücrelerinden bazılarının – bazı seri hücrelerin –  anormal çoğalması sonucu ortaya çıkan bir durumdur.   Normal koşullarda kan hücreleri genetik kontrol yolları ile organizmanın gereksinimine göre kemik iliğindeki kök hücreden dönüşerek oluşur. Lösemide doğumdan sonra ortaya çıkan genetik anormalliklerin –bu anormallikler doğumsal değildir ve…

Devamını oku

Hastaya Dokunmak

Abraham Verghese, ABD’de çalışan bir tıp doktoru, Stanford’da dersler veriyor, aynı zamanda etik uzmanı ve gazeteci. Onun “TED Talks” için yaptığı konuşma hekimliğin insani yönüne yaptığı vurgu nedeniyle beni çok etkiledi. Bu yazımda o konuşmadan alıntılar yapmak istiyorum okurlarıma. Dr. Verghese konuşmasına bir hasta örneği ile başlıyor. ABD’de hastaneye başvuran bir hastanın akciğerinde pıhtı olabileceğinden…

Devamını oku

Hastalık Var, Hasta Yok..!

Geçtiğimiz hafta ABD, New Orleans’ta yapılan 55. Amerikan Ulusal Kan Hastalıkları Kongresine katıldım. Kongrenin hakkını yememek lazım, inanılmaz iyi organize ve eğitici idi. Sunulan çalışmalar ve paylaşılan bilgiler göz kamaştırıcıydı. Tüm bu bilimsel birikimi, Şubat ayı içinde 7.’sini düzenleyeceğimiz “Hematolojide Yeni Eğilimler” toplantısında dünya çapında bilinen bilim insanları ile İstanbul’da yine tartışacağız, doğruyu yanlıştan ayırmaya…

Devamını oku

Aşırı Şişmanlık ve Kanser: İlişki Netleşiyor…

Aşırı şişmanlık ya da tıbbi tanımıyla obezite yüzyılımızın en önemli sağlık sorunlarından biri. Son yıllarda yapılan çalışmalar, obezite ile kanser ilişkisini daha net bir biçimde ortaya koymaya başladı. Bu çalışmalar; yutak, pankreas, kalın bağırsak, rektum, meme, rahim, böbrek ve tiroid kanseri sıklığının aşırı şişmanlarda daha yüksek olduğunu gösteriyor. Amerika Birleşik Devletlerinin toplum verilerine dayanan SEER…

Devamını oku

Her Şey Tamam Hastalar Nerede?

Bir süredir Amerikan Hematoloji Kongresindeyim… Hakkını yememek lazım… İnanılmaz iyi organize ve eğitici bir kongre. Ama başka bir yüzü de var toplantının… Toplam sayısı 27.000’e ulaşan katılımcı sayısı… Bir ucundan bir ucuna yüremesi neredeyse yarım saati bulan devasa bir kongre salonu… Yakalıklarında onlarca ünvan yazılı Hematolojinin yarı tanrıları… Servis otobüslerinde bile yayın yapan bir kongre…

Devamını oku

@MeliseCanVer

Bu yazıyı yazmak için bir süre beklemek ve gelişmeleri görmek istedim.   Okuyucularım biliyordur, Melis Akbaş 7 yaşında dünya tatlısı bir kız çocuğu, 3 yıldır lösemi ile boğuşuyor ve şimdi ona kemik iliği nakli için bir verici bulmak lazımdı.    Melis’in kendi doku gruplarına uygun aynı anne babadan bir kardeşi yok.   Peki, ne yapalım,…

Devamını oku

10 Kasım Değil 19 Mayıs Sonrası Ne Dediler?

Her yıl 10 Kasım günü Atatürk öldüğünde hakkında yazılanları konuştuk hep. Bu yıl bir değişiklik yapalım ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında İstanbul medyasında neler yazıldı onlara bir göz atalım dedim. Evet bugün 10 Kasım Gazi Mustafa kemal Atatürk’ü anmakta yarar var… Yunanlı’lar ölçüsüz ödünler istiyorlar, millicileri ezmek için ölçüsüz ödün vermek yerine daha çok…

Devamını oku

Türkiye’de Lösemi Olmak

Aşağıdaki yazım 2010 yılında “Herkese Sağlık” dergisinde yayımlandı. O günden bugüne ülkemizde lösemi tedavisi açısından bakıldığında gözle görülür iyileşmeler oldu. Ancak halen hastalar yatacak merkez bulamıyorlar, halen hastalar uygun ilik peşinde koşmaya devam ediyorlar, halen hastalar iyileştikten sonra bile geçirdikleri hastalığın ismi nedeniyle iş bulamıyorlar, eski yaşamlarına geri dönemiyorlar. Yapılacak çok iş var. Yol aldık…

Devamını oku

Zorunlu Hizmette Hekim Olmak…

Otobüsün arka kapısındaki son basamakta öylece kalakalmıştım. Otobüsten aşağıya adımımı atamıyordum. Karanlık bir sabahtı. Otobüsün dışında bağırışan insanların görüntülerini yok eden sis sanki aşağıya inmemem için beni tehdit ediyordu. –Taksi lazım mı abi Sesin geldiği tarafa döndüm, sisin arkasına gizlenen sesin sahibini görmeye çalıştım. Çamura gömülmüş bir çift lastik pabuç kadardı sanki, yüzünü hiç ayrımsayamadım.…

Devamını oku

Reşit Galip

İlkokula başladığım ilk gün annem ve dedem götürmüştü beni okula. Üzerimde belimin altında sonlanan, parlak siyah renkte, boynunda beyaz yakalığı olan bir ilk okul önlüğü vardı. İlkokulumun ismi “İnönü” idi. Şimdi yerinde yeller esiyor. Kayseri’deki o eski güzelim taş bina yıkıldı, yerine çirkin, devasa bir apartman yapıldı. Öğretmenim ilk derse başlamadan önce hepimizi ayağa kaldırmış…

Devamını oku

Prosopagnosia

Eski Yunanca “Prosopon” yüz, “agnosia” ise körlük, kayıtsızlık, tanıyamama anlamına geliyor. Bu iki sözcüğün birleşimi olan “Prosopagnosia” klinik bir duruma verilen isim. Yani insan yüzlerini tanıyamama, insan yüzlerini birbirlerinden ayıramama hali, yani bir çeşit “yüz körlüğü”. Bu durum elbette üst düzey yöneticiler, hekimler, siyasetçiler gibi her gün onlarca insan ile karşılaşan meslek gruplarında hemen bir…

Devamını oku

Nobel ve Ötesi

Başbakan Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmayla Nobel Barış Ödülünü eleştirdi ve Baradey’i kastederek “Ey Nobel, sen nasıl barış ödülleri dağıtıyorsun ki bu kişiler askeri darbe yapanların yanında yer alıyor” dedi. Yıllar önce Banu Avar, Nobel Vakfı’nın Amerikan Silah Şirketleri’nin hisse senetlerine yatırım yaparak para kazandığını ve ödülleri bu parayla ödediğini ortaya koymuş ve medyanın büyük tepkisini…

Devamını oku

Gezi’de Hekim Olmak

Varsayın yolda yürüyorsunuz, ve yerde yatan bir kişi gördünüz. Varsayın ki bu kişi, mesela epilepsi nöbeti geçiriyor. Varsayın ki, siz de mesela bir bankacısınız. Ne yapardınız? Ne bileyim, belki çevrenizde bir doktor bulmaya çalışırdınız, etraftakilerden yardım isterdiniz, aklınızda kalan “ilk yardım” yöntemlerini uygulardınız veya hemen onu otomobilinize alırdınız ve en yakın hastaneye ulaştırmaya çalışırdınız. Hiç…

Devamını oku

Hastanın Kendisinden Çok Çevresine Zarar Veren Bir Hastalık, Narsisizm…

Benmerkezcilik günümüzde oldukça yaygın bir durum. Bu yaygınlığı, artık normal bir karakter yapısı olarak kabul edilebilmesine neden oluyor. Ama, benmetrezciliğin bir de hastalık boyutuna ulaşan bir ucu var ki buna “Narsizm” deniyor… Benmerkezcilik, ister görsel, ister bilişsel, ister duygusal olsun, “empati” nin, yani başkasını anlayabilmenin ve kendine başkasının gözünden bakabilmenin tam karşıtı bir sözcük. Kendinden…

Devamını oku

Halkız Biz

Herkes, herkes ayakta hocam Türkiye’de… Sevincimden ağlıyorum… Bir yumruk geldi boğazıma, tıkandı… genç olmayı, tek olmayı istiyorum… Toma’ların üzerine yürümek istiyorum tek başıma… Önlenemez hale geldi direniş… Kayseri, Hatay, Gaziantep, Ankara, İzmir, Bursa, Koşuyolu, Kadıköy, Nişantaşı, Taksim… Herkes ayakta… Polis kalmadı karakollarda… Gazları tükendi, su kamyonları boşaldı ama azalmadı insanlar… Akıyorlar, çoğalıyorlar, koşuyorlar düğüne gider…

Devamını oku

Kafein: İyi, Kötü ve Çirkin

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Forbes dergisinde “Kafein: Duygusal Zekanın Sessiz Katili” ismiyle bir yazı yayımlandı. Bu dikkat çekici yazıdaki önemli satır başlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kafein, emosyonel ruh halimiz ve entellektüel performansımızın artmasını sağlayan ve çoğu kez belki de farkında olmadan yardım umduğumuz uyarıcı bir madde. Araştırmacılar, kafeinin etkilerini Sergio Leone’nin o ünlü filminin ismi…

Devamını oku

Kanser Olmak Ve Bir Mektup

Geçtiğimiz günlerde tedavi sonrasında tamamen sağlığına kavuşan eski bir lösemi hastamızdan bir mektup aldım. Mektupta yazanlar, hastaların takibi sırasında doğru yapıyoruz sandığımız bir çok şey konusunda yanıldığımızı, yıllar öncesinde “hastalık yok, hasta vardır” diyen Hipokrat’ın halen haklılığını sürdürdüğünü açıkça gösteriyordu. Sevgili Sevcan mektubunda diyordu ki; “Kanserin genelde sebepleri arasında sinir ve stres de belirtilir, ‘kanser…

Devamını oku

Moleküler Tsunami

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz “Hematolojide Yeni Eğilimler” sempozyumunda tartışılan yeni kanser ilaçları medyada geniş yer aldı. Bu tür yeni gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmak doğru mu sorusunun yanıtını bilmiyorum. Bunu yapmamak, bu alanı bir çok donanımsız insana terk ediyor, toplum tamamen bilgisiz kalıyor ve daha kötüsü yanlış bilgilendiriliyor. Bunu bilim insanlarının yapması ise ne kadar doğru bilgilenmeyi…

Devamını oku

Tıp Gelişiyor; Maliyetler Büyüyor

Beş yıldır olduğu gibi bu yıl da eş başkanlığını Prof Dr Burhan Ferhanoğlu ile yaptığım, uluslar arası bilinirliği yüksek, önemli bilim insanlarının konuşmacı olarak katıldığı “New Trends in Hematology” toplantısı 16 Şubat tarihinde İstanbul’da yapılıyor. Aslında bu ve benzeri güncelleme toplantılarına büyük gereksinim var. 2011 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Yönetiminin (FDA) onay verdiği 30…

Devamını oku

Üniversite Ne İşe Yarar ?

Mardin Yeşilay Başkanı Lütfü Günlüoğlu’nun Mardin Artuklu Üniversitesindeki öğrenciler ile ilgili söyledikleri bu ülkenin hızla değişen ve kasıtlı biçimde yönlendirilen gündemi içinde kaybolup gitti. Birçok kişi bu söylenenleri ciddiye almadı, gülüp geçti. Ya da tam tersi, gereksiz ve abartılmış bir tepki verdi. Oysa başkanın söyledikleri üzerinde serinkanlı düşünmek gerekir. Amacım Lütfü Günlüoğlu’nu ve Mardin’i hedef…

Devamını oku

Sayın Başbakanın Ecdad-ı Ali Şanı – A.M.Celal Şengör

Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan Bey, Muhteşem Yüzyıl dizisinde sunulan Osmanlı sarayı manzarasını beğenmemiş ve bizim öyle ecdadımız yok buyurmuş! Tabii bu noktadan sonra söyledikleri aslında çok daha korkunç: Diziyi yayınlayan televizyon kanalının sahibini kınamış. Üstelik bir de yargıyı göreve çağırmış. Sayın Başbakan tarihle tarihi kurguyu birbirinden ayıramayacak kadar edebiyat ve tarih bilgisi yoksunu. Hani sanatı…

Devamını oku

Yayınlamanın Dayanılmaz Yanlılığı…

Okurlarım belki de biliyordur, “TED Talks” önemli isimlerin, önemli konularda düşüncelerini kısa bir süre içinde anlattığı bir organizasyondur (ted.com). Bu adreste özellikle bilim ve tıp konusundaki konuşmaların bazıları gerçekten çok çarpıcı olabiliyor. Doktor Michael Goldacre’ın konuşması da bunlardan biri. Michael Goldacre bilim adamı ve aynı zamanda popüler bilim yazarıdır. Guardian’da “kötü bilim (Bad Science)” isimli…

Devamını oku

İki Kayıp Bir Kitap

Ölüm haberlerini peşi peşine duydum. İlk olarak Prof Dr Atilla Yalçın… Sonra E. Donall Thomas… Bu iki ölüm haberini takiben İstanbul Maltepe Mürüvvet Hanım İlkokulunda dağıtılan o talihsiz kitabı öğrendim ve onunla ilgili haberleri okudum. Prof Dr Atilla Yalçın bir kan hastalıkları profesörüydü. Ülkemizde ilk kemik iliği naklini gerçekleştiren ekibin üyesiydi. E Donall Thomas ise…

Devamını oku

Geçmiş Olmadan Gelecek Olmuyor…

Cahit Sıtkı Tarancı; “yaş otuz beş, yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün” diyor. Bizlerin o yaşı geçeli on yıldan çok olmuştu. Çoğumuz birbirini otuz yıldır hiç görmemişti. Bu otuz yıl boyunca farklı hayatlar yaşamış, farklı eğitimler almış, bir diğerinin hiç anlayamayacağı kadar farklı işler yapmıştık. Bu birbirine benzemez, birbirinden anlamaz elli kişi, otuz yıl…

Devamını oku

Atları Da Vururlar

Filmin adı tam olarak şu: They shoot horses, dont they? Ülkemizde “Atları da vururlar” ismiyle biliniyor. Başrolünü Jane Fonda’nın oynadığı bu 1969 yapımı Sydney Pollack filmi, 1929 yılında Amerika’da yaşanan büyük ekonomik kriz sırasında düzenlenen bir dans yarışmasını anlatıyor. Yarışmaya katılanlar, pistte hiç dinlenmeden en uzun süre kalarak 1500 dolarlık büyük ödülü kazanmaya çalışıyor. Film…

Devamını oku

Saklanmak, Gözetmek ve Gerçek…

Bizim yaşam biçimimiz saklanmak, gizlenmek ve gözetlemek üzerine kuruludur. Hastalıklarımızı saklarız mesela, duyurmayız kimselere. Sevdiklerimizden hastalıklarını saklarız, bilmezlerse daha mutlu olacaklar sanırız. Türkiye’nin “imajı” der, gerçeklerimizi eloğlundan gizlemeyi hüner sayarız. Gerçek evimizi saklar, el değmemiş, kullanmadığımız misafir odalarında ağırlarız gelenleri. Bahşişi bile garsonlara saklayarak veririz. Sahte sevişiriz, bırakamayız kendimizi hissettiğimiz duyguların seline. Aşklarımızı gizleriz özenle,…

Devamını oku

Kahve İyidir!

Kahve denince insanın aklına keyif geliyor… Kahve sadece bir tat değil, aynı zamanda sohbet, dostluk, arkadaşlık demek… Ama ne yazık ki, her keyifli şey gibi sağlığa zararlı olarak algılandı hep. Hatta kahvenin pankreas kanserine neden olduğu bile ileri sürüldü. Yapılan bazı çalışmalar, pankreas kanseri sıklığı ile kahve kullanımı arasında paralellik olduğunu istatistiksel olarak gösterdi ve kahve…

Devamını oku

Aşk Gerçekten Var!

Sıcak bir yaz akşamıydı. Yürük saz semaisi çalıyordu, notalar dans ediyordu gecenin karanlığında. Ve yıldızlar yağıyordu üstüne. İnanmadınız değil mi? Ne notalar dans eder geceleri, ne de yıldızlar yağabilir bir insanın üstüne. Ama yanılıyorsunuz. Bu söylediklerim doğru, bu anlattığımın tümü gerçek. Çünkü “aşk” gerçek… Bilim adamları aşkı karmaşık bir sinirbilimsel görüngü (fenomen) olarak kabul ediyorlar.…

Devamını oku

Amsterdam’da Üç Kişiydiler…

Amsterdam’da üç kişiydiler İki kız ve bir erkek… İlki bir biyolog idi… Ülkesinde ona öğretmedikleri emek ve bilginin değerini bu ülkede öğrenmiş, buraya sığınmıştı. Diğeri bir caz şarkıcısı, çello virtüözüydü. Kendi ülkesinde olmayan sanata saygıyı burada görmüş, ülkesinden uzakta ama özgür yaşamayı tercih etmişti. Mutlu muydular, bilmiyorum, oralara ait miydiler? Ama oradaydılar işte, orada yaşamayı…

Devamını oku